Son Yazılar

29 Eylül 2015 Salı

Devlerin Savaşı : Orkid & Kotex

     Evet bugün bu yazıyı yazmam gerektiğini düşündüm çünkü epeydir kadınlar arasında bu soru uluslararası bir sorun halime geldi. Bazı kadınların bünyesi hassastır malum. Bu sebeple en ufak şeyden bile alerji olurlar. Bunlardan en kötüsü ve korkuncu sanıyorum ped alerjisidir. Sürekli tekrarlanan bir durum da olduğundan iyileşme süreci pek mümkün olmuyor. Alerjinin en büyük nedeni öncelikle başta bahsetiğim gibi kişinim bünyesi sonra da kalitesiz daha doğrusu naylonumsu ped kullanımı. Piyasadaki pedlerin çoğu da malumunuz epey naylonumsu ve sağlıksız. Basit gözüken ama dikkat etmeyince hayat standardımızı fazlasıyla olumsuz yönde etkileyen bu durum için iki marka arasında karşılaştırma yapmayı bir borç bilirim. 

Bugün Ne Okudum

     Kitapçıda yine tüm kitaplara yiyecek gözüyle bakıp hangisini kucaklayıp gitsem derken Ahmet Batman"ın Bana İkimizi Anlat kitabına rast geldim. Karar verme zorluğu yaşarken Ahmet Batman'ın bana ikimizi anlat kitabını gördüm. Kapağı mavi kırmızı şirin mi şirin ismi de gayet dikkat çekiciydi almalıyım dedim hemen. Ve arkasında beni mest eden şöyle bir cümle gördüm 'Yaşanması mümkünken yaşanmayan her aşk gün gelir bizden bunun hesabını sorar'

27 Eylül 2015 Pazar

Gibi Gibi

     Çocukken iyi biriydim ben, şimdi kötüymüşüm gibi. Tüm masumiyetimi kaybetmişim, kirlenmişim gibi. Bedenim temiz kalmış da ruhum kirlenmis, hayat denen o hengâmede ruhumu koruyamamışım, diri tutamamısım gibi. Baktığım her karede bir parça özlem görüyormuşum gibi. Yürüdüğüm her yolu daha once binbir farkli hisle ve düsünceyle geçmişim gibi. Hüzünle geçtiğim her adreste toprak mühürlenmiş de yere basan ayaklarımı yakıyor, kavuruyormuş gibi.

Kaç?

     Kaç matem geçirir insan ömründe, kaç kış kaç bahar? Kaç baharın şükrünü yaşar ki kışların matemini tutsun? Kaç zehirli söz çıkar ki dilinden ulaşır ulaşmaz karşıdakini vuracak? Kaç suskunluk barındırır içinde kendinden yana? Hangi kadın hak eder ki kötü tecrübeleri, kaç kadın kendine merhamet etmek zorunda bırakılır ki? Kaç zincire mahkum eder kendini? Kaç adam gerçekten kötüdür bu hayatta? Kaç kadere ortak olur ki bu kötü adamlar? Neden damgalanmaz o sözde adamlar? 

24 Eylül 2015 Perşembe

Bugün Güzel Bir Şey Yapmak İster Misiniz?

    Hazır bayram sevginin, saygının, yardımlaşmanın, paylaşmanın en çok olduğy gün bugün. Minik bir mesajla başkalarını da sevindirmek ister misiniz 
? Aşağıya bağış yapabileceğiniz yerleri derledim, umarım işinizi görür :-) 

Ter Kokusuna Doğal Çözümler

     Ter kokusu yazın ciddi bir sorun teşkil eder. Eğer temizliğinize önem vermezseniz hem kendinizi hem çevrenizi rahatsız edersiniz. Toplu taşıma araçlarına bindiğinizde oluşan ter lekesi ya da kolunuzu kaldırdığınızda yayılan o felaket koku çevrenizdekileri perişan eder. Bu konuma düşmeyi eminim kimse istemez. Bunu için yapılması gerekenlerden bahsedeceğim. 

23 Eylül 2015 Çarşamba

Nasıl Zayıflarım?

     Öncelikle zayıflamak istiyorsanız sevdiğiniz bazı şeylerden ferâgat etmek zorundasınız. Fakat bu demek değil ko aç kalın. Aç kalmak size kilo verdirmez zaten sağlığınızı kaybettirir, boşu boşuna kendinize eziyet etmiş olursunuz. Sadece az yiyerek de kilo verilmez.

Türkiye'de Öğrenci Olmak

     İkokul 3'teyim ablam da 5'te. Aynı okula gidiyoruz o zamanlar Erzurum'dayız. Önemli biri gelecekmiş topladılar sırayla bizi bir yere. 1-5 arası tüm ilkokul var herkes kendi sırasında bekliyor. Erzurum dedim bakın, nerdeyse 10 sene önce kışın ortası o kadar soğuk ki ellerimiz kıpkırmızı hissetmiyoruz. Burunlarımız kıpkırmızı diye birbirimize bakıp dalga geçiyoruz. Kar yağıyordu, iki öğretmen gelip montları toplayın dedi. Kendi aralarında konuşmalarını duyduk.

22 Eylül 2015 Salı

Hanımlar İşinize Yarayabilir

     Bayanların telefonunda mutlaka Olması gerektiğini düşündüğüm üç uygulamadan bahsetmek istiyorum. İlki Myfitnesspal. Kilo almak, Kilo Vermek ya da İstediğiniz kiloda sabit kalabilmenizi sağlamayı vadediyor programı. Eger kilonuzla Ilgili Bir sorununuz Varsa bayağı işinize yarayacaktır bu uygulama.

Nasıl Zengin Olunur?

    
     Öncelikle bu devirde sıfırdan zengin olmanın çok zor olduğunu belirterek yazıma başlamak isterim. İmkansız değil ama oldukça zor. Çalmadan, çırpmadan, kimsenin hakkını yemeden bolluk bereket içinde yaşamak, kabarık bir cüzdana sahip olmak için yapmanız gerekenler:

Bunu da Yasadim

     Öylesine dışarı çıkmışken karşıdan bana doğru sırıtarak gelen teyzeyle tedirgin oldum bugün. Tanıyor muyum acaba, arkama baktım kimse yok hızlandım tedirgin oldum valla, neler neler duyuyoruz dünyanın bin bir türlü hali var. 'Kizıım' diyerek yaklaşık kaburgalarımı kırarcasına sarıldı kadın. 'Sen...nın kızı değil misin çok benziyorsun' Valla da tanıyor kadın beni. Benzetip de böyle hemen atlamak da ne medeni cesaret yuh.

21 Eylül 2015 Pazartesi

Erkeklerin Anlamlandıramadıkları Kadın Davranışları




- Valiz gibi kocaman çanta takıp içini gerekli-gereksiz her şeyle doldurmaları

- Kelimeleri yuvarlayarak konuşmaları hatta tüm cümlelerinin sonuna 'tımağmmı' getirmeleri
- Sebebini unuttukları kavganın dargınlığını sürdürmeleri
- Mesajlaşırken uyuyakalan erkeğe dünyayı dar etmeleri

Ayrıldıktan Sonra Asla Yapmamanız Gereken 5 Temel Hareket

1. Sürekli ne zaman dönecek, birleşmeyecek miyiz, acı çekiyor mudur diye düşünmeyi bırak. Ümid edeceksen ayrılma, ayrılacaksan ümid etme.
 2. Sosyal medya hesaplarından engelleme. Dikkat ettim genelde haksız olan taraflar engelliyor. Ne gerek var karşıdakine böyle bor hareketi reva görmeye? Tamam sana bakmasını istemiyorsan çıkar gitsin, paylaşımlarını da gizle yeter. Ha sen kendine mani olamayıp bakıyorsan profiline onu da dert etme, başta olur öyle zamanla soğur kalbin. İradeli ol kendine zaman ver gör bak bir müddet sonra elin bile gitmeyecek adını yazmaya. 

20 Eylül 2015 Pazar

Ooo Kurban Mı Geldi?

   
 Bu kurban bayramına bir şeyler değişsin istiyorum. Mesela sürekli kaçan hayvanların peşinden koşan insanalr ve otoyolda korkudan nereye koşacağını şaşıran kurbanlıkları görmeyelim. Bayram namazını kılan insanlar hemen bayramlaşmaya gelmesin, gitsin bir kahvaltılarını falan yapsınlar belki yarım saat daha uyumak istiyoruz biz. Tamam bayramda erken kalkılır da horozla aynı anda kalkmamıza gerek var mı?

Karadeniz İnsanı

   

     Karadeniz insanının içi dışı birdir. Hoşgörülü ve misafirperverdirler. Müteahhit olanların kafaları biraz kurnazlığa çalışır. Genelde tüm pastahanelerde doyurucu büyük ekmeklerinden bulunur. Çoğunlukla geçim derdi nedeniyle şehirlerinden göç eder, yaşadıkları yerde de asimile olmamaya gayret ederler. Neşeli, zeki, gelenekçi, deli dolu ve fıkra hazineleri oldukça yüksek olan insanlardır. 

Anlamlandıramadıklarım

- Lise hocalarının hepsinin espri yapma özürlü olmasına rağmen yapma çabaları
- Annemin su sevdası. İstisnasız gördüğü her çeşmeden 20kglık damacanalara su doldurması.
- Teyzemin temizlik sevdası. Kapı deliklerini dolapları, giysileri, hatta her şeyi çamaşır suyuna batırması hatta nerdeyse kendi oğlunu bile çamaşır suyuna basacak olması. Sabah 8'de başladığı ev süpürmeyi akşam 8'de anca bitirmesi, onun görüp bizim bir türlü görmediğimiz toz ve mikroplarınn nerede olduğu

19 Eylül 2015 Cumartesi

İnsanları Kendinizden Soğutmak İçin Yapmanız Gerekenler




1. Baharatlı yiyecek yedikten sonra ellerinizi yıkamak yerine parmaklarınızı yalayarak temizleyin

2. Elleriniz kirliyken insanların en sevdikleri eşyalarına sürün
3. Habire kıyafetlerini izinsiz alıp terli terli geri verin
4. Eşyalarını karıştırın
5. Her şeyi sorgulayın
6. Hesabı devamlı karşınızdakine ödetin

Ne Yazsam Sorunsalı

   
 Şu aralar korkunç bir konu sıkıntısı çekiyorum. Hayatımın monotonluğu tam olarak kalemime yansımış durumda. Aşk yok, düşündüğüm kimse yok, ters giden bir şey yok, kızdığım bir olay da yok. Hani tamam bunların yokluğu iyi, ne güzel işte daha ne istiyorsun diyeceksiniz ama hiç bir şey olmayınca ilham da olmuyor. 

En Zor Şeyler

Hayat tecrübem bana gösterdi ki dünyanın en zor şeyleri şunlar, buyrun :
1. Bir yakınını bir sevdiğini gerçekten ya da manen kaybetmek
2. Keşke demediğin bir hayat sürmek
3. Deli gibi kıskandığın zamanlarda belli edemeyip kendi kendini yemek
4. Sabaha kadar ağlayıp sabah uyandığında hiç bir şey olmamış gibi gülerek güne uyanmak

Yapamadım

     Hepimizin vardır yapmak isteyip de yapamadıkları listesi, benim de var tabi:
1. Gönlümü açıp da bakın ne kadar yıkık viran diyemedim hiç. Acı somut bir şey değil nihayetinde ne kadarını taşıyabileceğinizi gösterip övünemiyorsunuz ama olsun isterdim. 
2. Düzeltmek için uğraştığım tam 12 insandan 3ünde başarısız oldum. Bu insanlara kendilerini bir videoyla dışardan izletemedim. Yapabilseydim kendilerinden nefret eder yüzleşir belki düzelirlerdi. Neyse diğer tarafta odun ateşinde izlerler artık :-)

Farkındayım

     Pişmanlıklarla dolu bir hayatım olduğuna üzülmemeliyim zira farkındayım ki hayatına girdiğim insanlarda da çıkışımla birlikte yoğun pismanlıklar yaratıyorum. E o zaman? Ne o zaman? O zaman sorun bende ya da benim hayatımda değil demek ki. Sorun insanlarda. Kıymet bilmeyen ya da benim gibi fırsatları değerlendirmeyi bilmeyen o insanları tanımak için yeterince çaba göstermeyen insanlarda. 

18 Eylül 2015 Cuma

İnternetten Para Kazanma Maceram

1. Askwitty : Öncelikle bu sitenin işleyişi şöyle; soru sordukça ve diğer üyelerin sorularını cevapladıkça para kazanıyorsunuz. Sitede çok fazla üye olmadığından cevaplanacak soru sayısı da az oluyor. Üstelik soru/cevap başı ücret de çok düşük. Ben 400 soru sormama ve bir sürü de cevaplamama rağmen 2.6 $ ancak biriktirebildim. Alt limit 6 $. Değmedi bıraktım. 

Ah Ne Hediye Alsam Derdi

     Sevgiliniz, eşiniz ya da bir arkadaşınızın doğum günü olduğunda ya da yıl dönümünüzde sizi aşırı derecede strese sokan şeydir hediye almak. Nedense düşününce hiçbir şey bulamaz da insan. Benim size yardımcı olabilecek bir kaç fikrim var. Buyrun ; 
1. Pek çok kadın kokulu mumlara bayılır, ortamın havasını bir anda değiştiriverir bu şahane şeyler. Güzel bir dekorasyon, leziz bir yemek herkesin gönlünü mest eder.



Kadın Olmak

Hayatınızda bir kere bile;
1. Metalaştırılmadıysanız
2. Her hareketinizi herkes kendi kafasında göre yorumlamadıysa
3. 2.planda olmadıysanız
4. Her gün sözlü ya da fiziksel tacize uğramamak için ekstra çaba göstermek zorunda kalmadıysanız kadınlar hakkında ahkâm kesmeye onları eleştirmeye zerre hakkınız yok. Lütfen ama lütfen bedenleri davranışları toplumdaki konumları hakkında kadınları özgürlükleriyle baş başa bırakın sizin yönlendirmelerinize ihtiyaçları yok ya da yönetmenize. Eşitlik dillerde kalmasın zihniyetlere nakşolsun.

Sevgili Tanımadığım Adam

Sevgili tanımadığım adam
Adını dahi bilmediğim ama umutla beklediğim adam
Sev beni, vazgeçmeden kırmadan sev
Şiirler yaz bana kafiyesiz olsunlar dümdüz nesir gibi
Şarkılar söyle bana bağıra bağıra
Sen ince bir dere gibi ak ben çaglayan gibi taşayım sana
Yeniden dirilt beni inandır aşka
Çiçek al bana çiçekler al dolu dolu bir kucak dolusu papatya yolla kapıma

Erkek & Adam

Hayatında hiç ;
- Bir kadını yarı yolda bıraktın mı?
- Yalan söyleyip sana güvenen herhangi birini aptal yerine koydun mu?
- Söz verip arkasında durmadığın oldu mu?
- Cesur olman gereken zamanlarda korkaklık yaptın mı?
- Yüzüne güldüğünün arkasından konuştun mu?
- Kendinden güçsüze güç sattığın oldu mu?

Bir Yerde Bir Yanlış Var Ama Ne?

     Çok güzel hayallerim vardı benim. Öyle pahalı evler, arabalar, takılar, lüks bir yaşam, beyaz atlı prens, sonsuza dek mutlu yaşamışlar falan değil. Uçuk şeyler değil. Olabilitesi mümkün böyle normal, aslında küçücük şeyler. Yani nasıl oldu da hiç biri olmadı tüm kapılar yüzüme tokat gibi çarptı gerçekten anlayabilmiş değilim.

Vatan

     
     Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
     Toprak uğrunda ölen varsa vatandır.
     Soylu Türk evladı ölmez bitmez, ancak şahadet şerbeti içer, Peygamber kollarına düşer Hakk’a yürür. Allah bu kötü günlerin geçmesini tüm kalleş soysuz köpeklerin sonunu görmeyi bize nasip etsin. Bu gencecik güzel insanların da yakınlarına sabır versin.

17 Eylül 2015 Perşembe

İşte Bunlar Hep Taktik

     
     Normal şartlarda bu yazıyı yazmazdım. Karda yürü izini belli etme demişler. Ama bu devirde bu dertten muzdarip o kadar çok insan var ki o yüzden yazmayı bir görev biliyorum ben kendi tecrübelerimde yazacağım siz kız arkadaşınıza da uyarlayabilirsiniz. Öncelikle bir adamla evlenme aşamasındasınız fakat evlilik zor müessese. En doğru kararı vermelisiniz kafanız karışık ya da sevdiğiniz var ilişkiniz ciddi bir boyuta geçmeli mi neye göre hareket edeceğinizi bilmiyorsunuz. Ona güvenmeli misiniz güvenmemeli misiniz? Sıkı durun şimdi %100 çalışan bir formül vereceğim size;

     Sevdiğiniz insan sizin yanınızda farklı diğerlerinin yanında farklı olabilir size olduğundan daha farklı gösterebilir kendini -ki genelde böyle olur. Size rol yapıp yapmadığını bilemezsiniz ama KANKASI BİLİR. Evet işte kilit noktası bu adamın nefesini dahi bilmek istiyorsanız doğru insan kankası. Ama her kanka olmaz, iyi niyetli olacak objektif olacak size iyilik yaptığını bilecek.

     Öncelikle yapmanız gereken bu kankayı bulmak. Daha sonra onla arkadaş olmak. Genelde sevgilinizin kankalarıyla iyi anlaşmak zordur, kıskanırlar çünkü. Çekemezler. Neyse başladınız artık bu yola koyuldunuz, sevgilinizin kankası x’le önce yakın olmalısınız ama bu yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebilecek bir yakınlık olmamalı. Baş başa kalmak kahkahayla gülmek onla takılmak filan değil. O sizin biricik muhbiriniz geleceğinizi belirleyecek adam daima hassas ve doğru adımlar atmalısınız.

     Bir insanla yakınlaşmanı en iyi yolu onun dertlerini dinleyip tavsiyede bulunmaktır. Siz onla arkadaşmışsınız gibi yapmayacaksınız gerçekten arkadaşı, dostu olacaksınız size kardeşim diyecek hatta. Bu durumda yaptığınız harekette etik olmayan bir durum da olmayacak.


     Zaman geçecek sevgilinizin kankası sizin de kankanız olacak ve artık size her şeyi anlatabilecek kadar güvenecek. Sonra başlayacak muhbirlik serüveni. Sevgiliniz nerelere takılıyor, diğer kadınlardan bahsediyor mu, kimlerden bahsediyor, kötü alışkanlıkları var mı, nelerden bahseder, ne izler, ne giyer hepsini donuna kadar öğreneceksiniz. Bu aşamada zor olan sessiz kalmaktır başarabiliyorsanız son ana kadar sessiz kalmanız gerek öyle şunu biliyorum bunu biliyorum al sana tokat bitti değil. Sakince bekleyeceksiniz. Eğer kötü biriyse o adam zaten muhbirinizin söyledikleri yüzünden hiç acı çekmeyeceksiniz soğuyacaksınız çünkü. Bir bakacaksınız sevgi falan puf uçmuş gitmiş. Geri nefret hatta tiksinti kalmış. Muhbiriniz gerçekten iyiyse %90 ayrılırsınız. %10 ihtimal bir servet bulmuşsunuzdur bulduysanız sürükleyerek nikah masasına götürün.


     Kafada soru işareti bu yöntem ise yarar mı? Şimdi hemen tecrübeyle sabit bir örnek vereyim. Bunu bizzat yapmış ve herkese yaptıran bu yöntemin mimarı olarak benim muhbirim kod adı : bıyıklı’ydı. Sağ olsun beni düğün salonlarındaki saçak lambaların yaydığı ışıklar kadar aydınlattı. Ayrıldıktan sonra da hep yanımdaydı kanka bırak zaten şerefsizdi sen iyi aile kızısın o ne biçim çocuktu bi daha onla görüşmeyecem diyerek sattığı kankasıyla ilgili bildiği ne varsa döküldü, ne iyi insanlar var yaa :-) Bu insanlar ayrılık acısı yaşatmaz size bakın. Ha her gün eski kankasının eski sevgilisine yaranmak için ona küfreden sayan adamdan da bir şey olmaz tabi o ayrı.


     Küçük bir hatırlatma yapmak isterim. Muhbiriniz gerçekten iyi ve güvenilir biri olabilir. Bu koşulda iyi bir dost kardeş kazanmış olursunuz size kardeşim demesi kan bağınız olmayan bir kardeşiniz daha olduğu hissiyatını verir ki bu gerçekten güzel bir duygu. Ama olur ya insandır beşer arada şaşar niyeti bozarsa da her yerden iletişimi tak diye kesin bu da olabiliyor çünkü. Bundan mesuliyet almıyorum bu tamamen sizin şansınız. Siz dostluk kardeşlik ettiniz insanlıktan çıkmanın alemi yok, durduk yere adınız çıkmasın. Kendinizi sevin ve zekanızın sınırlarını zorlamaktan geri duymayın. Sevgiler :-

Olabilir

Daha önce timsah gözyaşı döken adamlar tanımış olabilirsiniz
Çok dürüst sandıklarınızlarınızdan yalanlar duymuşsunuzdur belki
Sizden bir şeyler saklanmış olabilir
Siz dürüstlüğünüzden ve iyi niyetinizden pişman olmuş olabilirsiniz
Sizi haketmemiş olabilirler
Sizi üzmüş de olabilirler

Kim Söyledi?

– Tişörtten çıkan kılların güzel göründüğünü
– Bıyığın moda olduğunu ve herkese yakıştığını
– Herkesin siyah büyük güneş gözlüğü takmak zorunda olduğunu
– Sinemada ses çıkaran şeyler yenmesi gerektiğini
– Her erkeğe ‘ıyyy salaaak ben sana bakmaaağm tamam mı’ şeklinde saygısız davranınca sağlam kız sanılacağınızı

Bir Tutam Tecrübe


Hayat tecrübem bana gösterdi ki dünyanın en zor şeyleri şunlar, buyrun;
1.Bir yakınını, sevdiğini gerçekten ya da manen kaybetmek
2.Keşke demeden bir hayat sürmek
3.Deli gibi kıskandığın zamanlarda belli etmeyip kendi kendini yemek,
4.Sabaha kadar ağlayıp sabah uyandığında hiçbişey olmamış gibi gülerek güne başlamak

Kankaaaa :-D


     Neden bazı kızların arkadas çevresi çogunlukla erkektir ? Çünkü erkek arkadaşlar gidip sizinle aynı kıyafeti almaz, dedikodunuzu yapmaz, kısmetinizi kapatma çabaları olmaz, sınav sonuçlarınıza korkuyla sizden önce bakmaz, her gittiği yerde sıkılmaz söylenmez, kıyafetlerinizi ödünç almak isteyip kirli getirmez, hayır deyince alınmaz, triplere girmez, kıskanmazlar. Bunlar yüzünden işte.

Sevemedik

Belki de sevememekle lanetlendik biz,bizim cezamız da bu oldu belki. O yüzden hayatımıza girmeye çabalayanları yorduk, kırdık, üzdük, pes ettirdik. Mantığımızın elverdiği köşelere oturttuk gelecek planlarına mantığımıza yattı diye yalnızca lafta dahil olduk, belki yapariz dedik ümit ettik de katiyen yapamadık arkadaş.. Sevemedik..



Ah Şu Yeni Nesil Çocuklar..


     Uzman değilim çocuk psikolojisi üzerine ahkâm da kesemem. Ama bu konuda söylemek istediğim üç beş bir şeyler var benim de. Epeydir sosyal medyada ve sokakta çocuklar ve ebeveynlerine dair ilginç gözlemler edindim. Mesela çocuklarını dudaklarından öpen ebeveynler. Nerden türedi bir anda bunlar, bu alışkanlıklar? Anne babanın dudağından öpmesiyle ‘erojen bölge’ kavramını yitiren çocuk yarın onu sokakta aynı şekilde öpmeye kalkan bir yabancıya nasıl tepki verir? Ben söyleyeyim tepki veremez,

Sevemedik, Sevdirmediler..


     Sevelim dedik. Koskoca ömrümüzde birini sevelim de ezelimiz de ebedimiz de bir olsun dedik. Dedik de noldu?
     Önce telefonu çıkardınız başımız tuttu bedava smsler yaptınız sonra internet. İnternete de her türlü pisliği yüklediniz. Müslüman olduğumuzu unuttuk. Komşu kızı geçerken başımızı eğmeyi bırakıp onun orasını burası arkadaş ortamlarında konuşan tipler oluverdi gençler bir anda. Tek kadın, tek erkek, aşk, sadakat, haram, helal, din.. hepsi formunu kaybetti.

Ben Seçmedim..

Bu kadar hisli olmayı, içten konuşmayı, kendimi dinlemeye yalnızca kendimi layık görmeyi ben seçmedim, öğrenmedim de kimseden. Ben böyle yaratıldım, benim fıtratım buydu, ne kadar uğraşsam da değiştiremedim..



Cem Adrian Dinlemek ve Dinlememek

Cem Adrian"dan ilk yıllar önce Facebook"ta bir arkadaşımın sayfasında paylaşmasıyla haberdar olmuştum. Dinler dinlemez kendimi anlatan bir hikayeyi bambaşka bir ülkede dinliyormuşum gibi hissettim. Bu adam beni nasıl bu kadar iyi anlatabilir dedim kendi kendime, beni tanıyormuş gibi sanki. Şarkı mı, şiir mi, tını mı neydi bana böyle hissettiren? O kadar anlamlı ki yazdığı sözler, o sözleri yalnızca kulaklarım işitmiyor, ruhum hissediyor,

Hayallerim Özgürlüğümdür



Ne demek ben hiç hayal kurmam? Öyle insan mı olur ya? Hayal demek, olmak istediğin anda olmak,istediğin anda olmak, mutlu olmak, özgür olmak demek. Yatmadan önce milyonlarca hayal kurup yüzünde o aptal gülümsemeyle uyumuyorsan salt gerçeklerse senin yaşam savaşının kahramanları kendine hiç mutlu olmak için fırsat vermiyorsun demektir. Olmazsa hayal kırıklığına uğramamak için hayal kurmuyormuş bazısı. İşin güzelliği de orada ya. Olur ya da olmaz sen olmasını temenni ederek elinden geleni yaparak bir adım atıyor kendine fırsat tanıyorsun. Olmayanlar şevklendirir yeni hayallere yeni amaçlara yelken açtırır sana.
Hayal kurmaktan korkmayın, orası sadece sizin cennetiniz..

Bir Kadın Dramı

1) Arkama baksana bir şey var mı?
2) Dua et kızsın bişey yapmıyorum
3) Yiyecek gibi baktı baktı gitti başkasıyla çıktı
4) Ben şimdilik kabinde deniyim de size sonra gösteririm
5) Bak bakim bakıyor mu bakmıyor evet dur aptalca şeyler yapıp dikkat çekeyim kendimi rezil edeyim de hiç olmasın
6) O aşufte de mi pırıl pırıl çocukla evlenmiş

Özgürlük

Özgürlüğü sordular birbirimizin farklılıklarını zenginlik görüp mutlu bir sürü anı paylaşmak, gözlerimizden yaşlar süzülene dek gülmek dedim.

Güzeldik biz çocukken



     7 yaşındayım. O zamanlar anneannemgilde geçiriyoruz yaz tatillerini. Dedemi de anneannemi de çok seviyorum. Dedem katı gözükmeye çalışan yumuşacık pamuk gibi kalpli bir adam. Âmâ. Ben eve adım atar atma “geldi mi o geveze” diyor. “Geldim evet yıkacağım şimdi evi, herkesin kafasını şişireceğim” diyorum. Gerçekten de öyle yapıyorum. O kadar çok konuşuyor, zıplıyor, ordan oraya koşup tırmanıyorum ki akşama doğru herkes kafasını tutuyor. Evde alabildiğine bir kalabalık var.
Kalabalık demek hem özgürce yaramazlık yapabilip hem de erken yakalanmak demek. Hem avantaj hem dezavantaj yani. Herkes o gün bağla bahçe işleri için dışarı çıkıyor. Ablamla ben dedemle baş başa kalıyoruz. Ahaaa arayıp da bulamadığımız fırsat. Televizyonun yanındaki kibrit kutusunu görüyorum hemen. Odada bir kapta ateş yapıp ısınalım diyorum. Neyin kafasıysa. Tamam diyor ablam da. Neden bilmem hep böyle saçma sapan fikirlerim ona mantıklı geliyor. Tamam o zaman hedef : kibrit kutusu. Dedem salonda. “Sessiz ol ben gideceğim” diyorum ablama. Dedem görmüyor ya görmez diye düşünüyoruz herhalde. Nefesimi tutyorum ki nefesim dahi duyulmasın. Ayaklarım çıplak parmak uçlarımda giriyorum salona. Tam kutuya elimi uzatacakken bir sesle irkiliyorum “bırak o kibrit kutusunu” ödük kopuyor neredeyse altıma yapacağım. İyi ama nasıl? Ahaaa dedem görüyor. Hiç ses çıkarmadım başka nasıl olabilir ki görüyor, görüyor işte. Demek ki herkesin gerçek yüzünü görmek için numara yapıyor, görmüyormuş gibi yapıyor herkese. Akşam anneme anlatıyoruz. “Saçmalamayın” deyip başından savıyor bizi. Hayır niye inanmıyor onu da anlayamıyorum o kadar mantıklı ki söylediğimiz. Sonra o akşam yatıyor herkes. Biz gece lambasıyla yatıyoruz ablamla. Bizim yattığımız odaya geliyor dedem. Gelip ışığı kapatıyor. Bir de söyleniyor kapatırken “hep açık bırakıyorsunuz bu ceryanları fatura çok geliyor” Yorganın içine giriyoruz ablamla. Korkuyorum. Bildiğimuzi söylersek bizi döver, keser, biçer sanıyorum. İnsanlara numara yapıyor artık kesinlikle eminiz. İspat da edemiyoruz çaresiziz. Aylarca dedemin numara yaptığını ispat etmeye çalışıyoruz. Bir akşam dedem durup dururken bana “top oku kızım tıp oku doktor ol gözlerimi aç belki ben yaşamam o zaman” diyor. O cümle tak diye oturuyor zihnime gözlerim doluyor anlıyorum nasıl saçmaladığımızı. O bizi görüyor evet bir çift gözler değil ama. Kalbiyle görüyor hissediyor bizi. Bizi ne kadar sevdiğini biliyordum. Tıp okuyacam dedim o gün kendi kendime. Kesin. Gel gör ki dedem 2002’de vefat etti. İstekleri, hayalleri de sanki onunla birlikte toz bulutu olup gitti. Ben de tıp kazanamadım yanından dahi geçemedim hatta über tembelliğim ve eğitim sistemi sağolsun. Ama hala içimde uktedir. Keşke derim hayat onu mutlu etmeme müsade etseydi. Umarım bizi unutmamıştır hala seviyordur. Onun istediğini yapamadım ama onu hep kalbimde tutarak onu mutlu etmeye çalışıyorum. Umarım o da bunu hissediyordur cennet bahçelerinden..

Yapma Be Yakışıklı!

Bir erkeği rakiplerinden 10-0 öne çıkaran ve vezir eden kokusuyken neden sigara içip kadınları kendinizden uzaklaştırıyorsunuz anlamıyorum.



Sc

ss