Gibi Gibi

     Çocukken iyi biriydim ben, şimdi kötüymüşüm gibi. Tüm masumiyetimi kaybetmişim, kirlenmişim gibi. Bedenim temiz kalmış da ruhum kirlenmis, hayat denen o hengâmede ruhumu koruyamamışım, diri tutamamışım gibi. Baktığım her karede bir parça özlem görüyormuşum gibi. Yürüdüğüm her yolu daha önce bin bir farklı hisle ve düşünceyle geçmişim gibi. Hüzünle geçtiğim her adreste toprak mühürlenmiş de yere basan ayaklarımı yakıyor, kavuruyormuş gibi.

     Yeşilde ve gökyüzünde eski gördüklerimi göremiyormuşum gibi. Bulutlardan şekiller düşleyemiyor, cama vuran yağmur damlalarını izlerken hayallere dalamıyormuşum gibi. Tüm insanların katledildiği bir coğrafyada tek başınalığın hem hükmünü sürüyor hem zorluğunu çekiyormuşum gibi. Kendime hasret, kendimle kavgalı, kendime aşık, kendime söz dinletemeyerek yalnız kendi kafamın içinde yaşıyormusum gibi. Eskiden yalnızca yağmuru hatırlatan toprak kokusunda şimdi ilk 'ölüm de var'ı anımsıyormuşum gibi. Ağaçların canlarını yakan, gövdelerine canice çizilmiş harflerden oluşmuş yarıklar şimdi onlar kadar canıma dokunuyormuş gibi. 

     El uzatamadığım her zulümde her çaresiz çocukta biraz da benim payım varmış gibi. Nihavent dinleyince daha kendimi buluyormuşum gibi. Çevremdekileri şimdi daha çok seviyor ama daha çok da kırıyormuşum gibi. Bir gun birini çok seviyor ertesi gün nefret ediyor, kime ne hissedeceğimi bilemiyormuşum gibi. Herkesi aynı anda sevemez, birilerini severken birilerini illa dövmem gerekiyormuş gibi. Fotoğraflarda gülümseyen insanların gerçek hislerini gözlerinde görebilme yeteneği bana bahşedilmiş gibi. Beynimi tam boşalttım derken rahatlık batmasın diye milyonlarca birikmiş kelimeyle doldurmam gerekliymiş gibi. Her hissettiğimi söylemem gerekiyormuş da söylemenin zararını görüp hiçbir şeyi söylememenin daha iyi olacağı yanılgısındaymışım gibi. Susmaktan konuşmayı gülmekten de nasıl hüzünlenildiğini unutmuşum gibi. Öyle bir boşluk öyle bir anlamlandırılamama hali benimkisi.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.