Son Yazılar

17 Eylül 2015 Perşembe

Güzeldik biz çocukken



     7 yaşındayım. O zamanlar anneannemgilde geçiriyoruz yaz tatillerini. Dedemi de anneannemi de çok seviyorum. Dedem katı gözükmeye çalışan yumuşacık pamuk gibi kalpli bir adam. Âmâ. Ben eve adım atar atma “geldi mi o geveze” diyor. “Geldim evet yıkacağım şimdi evi, herkesin kafasını şişireceğim” diyorum. Gerçekten de öyle yapıyorum. O kadar çok konuşuyor, zıplıyor, ordan oraya koşup tırmanıyorum ki akşama doğru herkes kafasını tutuyor. Evde alabildiğine bir kalabalık var.
Kalabalık demek hem özgürce yaramazlık yapabilip hem de erken yakalanmak demek. Hem avantaj hem dezavantaj yani. Herkes o gün bağla bahçe işleri için dışarı çıkıyor. Ablamla ben dedemle baş başa kalıyoruz. Ahaaa arayıp da bulamadığımız fırsat. Televizyonun yanındaki kibrit kutusunu görüyorum hemen. Odada bir kapta ateş yapıp ısınalım diyorum. Neyin kafasıysa. Tamam diyor ablam da. Neden bilmem hep böyle saçma sapan fikirlerim ona mantıklı geliyor. Tamam o zaman hedef : kibrit kutusu. Dedem salonda. “Sessiz ol ben gideceğim” diyorum ablama. Dedem görmüyor ya görmez diye düşünüyoruz herhalde. Nefesimi tutyorum ki nefesim dahi duyulmasın. Ayaklarım çıplak parmak uçlarımda giriyorum salona. Tam kutuya elimi uzatacakken bir sesle irkiliyorum “bırak o kibrit kutusunu” ödük kopuyor neredeyse altıma yapacağım. İyi ama nasıl? Ahaaa dedem görüyor. Hiç ses çıkarmadım başka nasıl olabilir ki görüyor, görüyor işte. Demek ki herkesin gerçek yüzünü görmek için numara yapıyor, görmüyormuş gibi yapıyor herkese. Akşam anneme anlatıyoruz. “Saçmalamayın” deyip başından savıyor bizi. Hayır niye inanmıyor onu da anlayamıyorum o kadar mantıklı ki söylediğimiz. Sonra o akşam yatıyor herkes. Biz gece lambasıyla yatıyoruz ablamla. Bizim yattığımız odaya geliyor dedem. Gelip ışığı kapatıyor. Bir de söyleniyor kapatırken “hep açık bırakıyorsunuz bu ceryanları fatura çok geliyor” Yorganın içine giriyoruz ablamla. Korkuyorum. Bildiğimuzi söylersek bizi döver, keser, biçer sanıyorum. İnsanlara numara yapıyor artık kesinlikle eminiz. İspat da edemiyoruz çaresiziz. Aylarca dedemin numara yaptığını ispat etmeye çalışıyoruz. Bir akşam dedem durup dururken bana “top oku kızım tıp oku doktor ol gözlerimi aç belki ben yaşamam o zaman” diyor. O cümle tak diye oturuyor zihnime gözlerim doluyor anlıyorum nasıl saçmaladığımızı. O bizi görüyor evet bir çift gözler değil ama. Kalbiyle görüyor hissediyor bizi. Bizi ne kadar sevdiğini biliyordum. Tıp okuyacam dedim o gün kendi kendime. Kesin. Gel gör ki dedem 2002’de vefat etti. İstekleri, hayalleri de sanki onunla birlikte toz bulutu olup gitti. Ben de tıp kazanamadım yanından dahi geçemedim hatta über tembelliğim ve eğitim sistemi sağolsun. Ama hala içimde uktedir. Keşke derim hayat onu mutlu etmeme müsade etseydi. Umarım bizi unutmamıştır hala seviyordur. Onun istediğini yapamadım ama onu hep kalbimde tutarak onu mutlu etmeye çalışıyorum. Umarım o da bunu hissediyordur cennet bahçelerinden..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

cpm fun 2