Son Yazılar

23 Eylül 2015 Çarşamba

Nasıl Zayıflarım?

     Öncelikle zayıflamak istiyorsanız sevdiğiniz bazı şeylerden ferâgat etmek zorundasınız. Fakat bu demek değil ko aç kalın. Aç kalmak size kilo verdirmez zaten sağlığınızı kaybettirir, boşu boşuna kendinize eziyet etmiş olursunuz. Sadece az yiyerek de kilo verilmez.

     Diyelim azmettiniz bir anda 20-30 kilo verdiniz, iyi bir vücuda sahip olamazsınız aksine sarkarsınız ki bu durumda kilolu halinizi bile özleyebilirsiniz. O yüzden spor desteği şart.
     Öncelikle suyun mucizesinden bahsetmek istiyorum. Su böbreklerin toksik maddelerden temizlenmesini sağlar, cildinizi pürüzsüzleştirir, vücudunuzu dinç tutar, metabolizmanızı hızlandırarak kilo almanızı engeller, tok tutar. Günde 1.5-2 litre su içmeye başlayarak şahane bir başlangıç yapmış olursunuz. Selülit ve göbek oluşumunu da engeller su. 
     Kahvaltı günün en önemli öğünü. Bazı insanlar kilo almayayım diye kahvaltı yapmaz, akşama dek öyle acıkır ki akşam evine gider gitmez 5 tabak yemek yer. E bunun hani faydası? Gelsin kilolar. Sabah boşu boşuna kendine eziyet etmek bu.
     Kilonun en önemli nedenlerinden biri de akşama dek oturarak çalışmak, kısa mesafelerde dahi araba kullanmak, ben zaten hareketliyim spora gerek yok diye düşünmek, asansör kullanmak. İşyeriniz ya da okulunuz yarım saatten az bir mesafedeyse bırakın arabayı falan yürüyün. Yürüyüş sadece kilo verdirmez size uzun vadede sağlıklı ve dirençli bir vücut sağlar. Bisiklete binin, ip atlayın bunları yapamıyorum diyorsanız en azından sabah bi 15 dakikacık pilates yapın. Uzun vadede çok faydasını görürsünüz. Zaten hooop dün spor yaptım bugün eridim diye bir şey olmaz. Kilo almak da vermek de sabır işi, malum sabır acı meyvesi tatlı.
      Gece atıştırma alıskanlığınız varsa lütfen bırakın, kilonuzu umursamıyorsanız bile kalbinizi ve midenizi düşünün. Toplum olarak en büyük üç sorunumuz zaten gece yemek, şeker tüketmek, ekmeksiz çıldırmak. Şekeri öyle bir tüketiyoruz ki sanki yıllarca kıtlık içinde kalmışız da ülkemize yeni gelmiş. Gün içinde o kadar çok çay tüketiyoruz ki tabi avuç avuç seker tüketimine neden oluyor bu durum. Ekmeksiz doymuyorum diyoruz, yalan bu yalnızca kendimize uydurduğumuz koca bir yalan. Mide öyle bir organ ki mübarek ne koysan her seferinde daha da genişleyerek alıyor ve git gide daha fazlasını istiyor. Onu yönetemeyince başlıyor tüm sorunlar. Ekmeğin zararlarını hepimiz biliyoruz ama nedense inatla hala fazla fazla alıyoruz çoğunu tüketiyor kalanı da israf ediyoruz. Her yıl tonlarca ekmek çöpe gidiyor hem yemekte iyi değiliz hem tasarrufta. Ben kendimi söyleyeyim uzun zamandır ekmek tüketmiyorum hiç bir zararını da görmedim özlemedim de. Aksine midemin daha rahat olduğunu hissediyorum. Glutensiz beslenen toplumlarda bizim gibi toplumlara oranla hastalık oranı üçte bir. Bu zaten nasıl bir yanlışta olduğumuzu açıklıyor sanırım. Hiç yemeyin demiyorum elbette istiyorsanız yiyin ama her gün değil her öğün değil 1-2 dilim fazlası degil.
     Yumurta yüksek protein içerdiğinsen insanda tokluk hissi oluşturur, bu yüzden kahvaltılarınızda yer verirseniz size avantaj olarak geri dönecektir. Aynı şekilde elma, armut gibi lifli gıdaları ve yoğurdu tüketmek de bu yolda yapabileceğiniz en mantıklı hareketler olur. 
     Kiraz sapı çayı da metabolizmanızın hızlanmasına vücudunuzdaki tüm toksik maddelerin atılmasına fayda sağlar. Abartmamak şartıyla tüketmenizi tavsiye ederim. Kiraz sapı fikri size cazip gelmiyorsa yine metabolizmayı hızlandırdığı kesin olan yeşil çay ve tarçın çayını deneyebilirsiniz. 
     Dengeli bir beslenme, vaktinizin ve bünyenizin el verdiği kadar egzersiz ve minik tavsiyelerle istediğiniz kiloya ulaşabilmeniz mümkün. Önce inanın inanmak başarmanın yarısı demişler sonra azimle her türlü zorluk aşılır. Eklemek istedikleriniz varsa ekleyebilirsiniz, mutlu olurum.
     Sağlıklı günler dilerim :-)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

cpm fun 2