Son Yazılar

5 Kasım 2015 Perşembe

Ah Bu Nesle Ne Oldu?


 Hep aynı cümleleri duyuyoruz 'yeni nesil çok bozuldu'. Yeni nesil dediklerimiz de yabancı değil bizim evlatlarımız, kardeşlerimiz aslında. 12-13 yaşında makyaj yapan, erkeklere kendini beğendirmek için ailelere yalan söyleyen en yakın arkadaşlarını bile satan, çam diplerinde öpüşen, cinsellik ve moda meraklısı kız çocuklarımız, küfretmeyi sigarayı büyüdüğüne ispat sanan, futbol ve cinsellik dışında konuşacak doğru dürüst konu bulamayan, öğrendiği iki konuyu da yanlış öğrenen, hissiyattan yoksun skor peşinde erkek çocuklarımız.
     Hepsi bizim işte. Bizim derken bu gidişatı göz ardı eden çoğunluğun eseri. 'Ben yaşamadım evladım yaşasın'cı anneler, erkektir yapacak 'erkek dediğin çapkın olur içer gezer karı-kız peşinde koşar'cı babalar yüzünde. Şimdi çıkıp 'uğraşıyoruz da yeni nesil fena eskilere benzemiyor zaptedemiyoruz' diyorlar bir de. Bu ebeveynlere üzülüyorum, bu çocuklarla aynı ortam girdiğimde ailelerini utandırdıkları için üzülüyorum, bazı ailelerin bu durumdan hiç rahatsız olmamasından onların adına daha büyük utanç duyuyorum.
     Nasıl bir anne olurum gerçekten bilmiyorum. Ama 'ben çocuğumla arkadaşım' cümlesini kurmak istemiyorum. Hayır ben onun arkadaşı olmak istemiyorum ki annesi olmak istiyorum. Ben kendimi doğru yere koymazsam o beni nasıl koysun? Hayatında olması gereken güç olamam ki. Ya da döven, bağıran, hakaret eden bir anne olmak istemiyorum, benden korkmasını değil beni sevmesini istiyorum. Beni üzmemek için yanlış yapmamalı, bu bilinçte olsa yeter zaten.
     Tamam da öyle kolay değil bizi oynatıyor elinde çocuk diyorlar. 10 yaşında elinde ıphone 6 var kalk diyor kalkıyorsun otur diyor oturuyorsun. O çocuğa tabi ki laf geçmez, kimse geçiremez, çocuk ebeveyne hükmetmeyi öğrenmiş daha bırakır mı o ipi. 0-7 yaş aralığı en kritik dönem, o dönemi geçtiyse karakteri çoktan şekillenmiştir o yaştan sonra hamur gibi yoğuramazsın çocuğu. Allah sabır versin sadece uğraşırsın.
     Ben dayakla, hakaretle büyümedim çok şükür ama tek bakışla yanlışı anlardım, yabancılardan çekinirdim. Kimsenin evini de karıştırmadım, büyüklere arsız cevaplar vermedim, oğlan peşinde değil top peşinde koştum, o yaşta olması gerektiği gibi. Kimse bize bunu döverek sağlamadı, disiplin sevgiyle de sağlanabiliyor demek ki. Yemek burada beğenmiyorsan yeme dendi bize. O öğünü aç geçirince ayırt etmeden yemeyi öğrendik. Şimdi iyi ki diyorum, iyi ki böyle yetiştik, iyi ki 90'ları kıyısından köşesinden yakalamışım. Ve iyi ki tok gözlü olmanın erdem sayıldığı, ailenin toplumun temel taşı olduğu devirde yaşama şansım olmuş. Şu an o devirlere ve nesillere özlem duymak zorunda bırakılmış olabiliriz. Ben bunun son 15 yılda kasıtlı olarak yapıldığını düşünüyorum. Malum bir toplumu yıkmak istersen temel taşlarına zarar vermelisin : aile, ahlak, kültür, dil gibi. Başarılı da olundu maalesef. Sözde 'Avrupalılaştık, medenileştik'. Nedense bilimde ve insana saygıda Avrupalılaşamadık da gittik ne yanlışsa onu aldık. Önce aile bağlarına ihtiyacımız olmadığı düşüncesi kazındı beynimize, sonra herkesin hak sahibi birer birey olduğundan çocuklarımızın özgür olmaları gerektiği öğretildi. Özgürlüğü de yanlış anladık yani. İslamı alırken nasıl yanlışlıkla Araplaşarak yanlış anlaşılan olguları da aldıysak, modernleşirken de öyle yanlış olan ne varsa aldık işte. Biz iyisi mi kimseden bir şey almayalım. Kendi kültürümüzü, dilimizi ve doğrularımızı yaşamaya ve yaşatmaya devam edelim. En azından ne kaldıysa bizde çocuklarımıza da kıyısından köşesinden vermeye çalışalım. Sonra da ne oldu bu çocuklara diye dizlerimizi dövmek zorunda kalmayalım.

3 yorum:

  1. Merhaba. Yazını okudum ve söylediklerine de hak verdim. Bir iki düşüncemi de paylaşmak istedim. Bende özgürlüğün ve medenileşmenin yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Ancak insanların bu iki kavramı doğru anladığında da önemli bir şey olduğunu düşünüyorum.
    İnsanların bir birey olduğunu ve doğrusuyla ve yanlışıyla onların hayatı olduğunu benimsiyorum. Ailelerin doğruyu çocuklarına anlatması lazım evet ama son kararı da çocuklarına bırakması gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta anneler babalarda hata yapabilir öyle değil mi kimse mükemmel değil. Eğer iyi bir şekilde yetiştirmişlerse çocuklarını zaten doğru kararı verecektir. eğer yanlış bir karar verdiysede bundan ders çıkartacaktır. Ben özgürlüğün her insan için önemli olması gerektiğine inanıyorum. Ailelerin görevi çocuğunun önünde engel olmak değil, çocuğunun hayallerinin önünü açmaya çalışmaktır. Sadece bu konudaki düşüncelerimi söylemek istedim. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  2. her cümlende ne kadar da haklısın ne güzel yazmıssın ellerine sağlık...ben de yeni nesli gördükçe çocuğum böyle olursa ne yaparım diye çok korkuyorum.kendi doğrularını bulamayan bir nesil yetişti maalesef.sürekli birşeyleri birilerinden öğrendiler ki nasıl öğrendikleri de ''bu nesil nereye gidiyor'' yakarışının da altında aslında.

    önce kendimizi düzeltelim özendiğimiz ne varsa sorgulayalım...Biz mi diye soralım o zaman bizim çocuklarımız düzelir belki....

    çok güzel şeyler hatırlatmışsın ellerine sağlık tekrar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim gibi düşünen biri olduğuna çok sevindim teşekkür ederim :-)

      Sil

cpm fun 2