Son Yazılar

10 Aralık 2015 Perşembe

Bırak Dedim

     

     Arkadaşlarımın sıkıntıları benim sıkıntılarımdır. Onlarınkileri dinleyince ulan benimkiler sinek vızıltızı diyorum kendi kendime. Lisede en yakın arkadaşlarımdan biriydi dün akşam dertleştiğim arkadaşım da. 16 yaşından beri çıkıyor bir çocukla. Şimdiye dek gördüğüm en büyük aşk diyebilirim onlarınki için. Lisede en konuşulan çifttiler üniversitede de aynı şehide okudular. Bebek kordonu gibi birbirlerine delicesine bağlıydılar. Hatırlıyorum çocuk da arkadaşımdı alacağı abur cuburu bile kıza sormadan almıyordu. 10 sene olmuş nerdeyse bunların aşkları hiç bitmedi hala görüyordum facede fotolarını helal olsun diyordum. Geçen sene nişanlandılar ben gidemedim nişanlarına. Neyse.

      Çocuk astsubay olmuş bundan hiç bahsetmemişti bana. Kars Sarıkamışta görev yapıyormuş. Şimdi sorun ne diyeceksiniz. Sorun şu o çocuk için ölüp ölüp dirilen kız atmış yüzüğü. Üstelik bir defa da değil. Ağlayarak aradı beni yapamıyorum dedi. Sakin dedim sakin neyi yapamıyorsun? Kaldıramıyormuş. Yanında olmamasını her saniye ona bir şey olacak korkusunu kaldıramıyormuş. Tamam şehitlik değilmiş aklındaki sakat da kalabilirmiş. Ben yine severim onu ama hayat ona zorlaşır diyor. Daha az görüşmeler daha az iletişim doğuruyormuş. Kırgınlıklar başlamış, kavgalar. Bir de kız senelerdir yakınım o yüzden biliyorum aşırı kaderci mülayim biridir. Sabrına hayran olduğum biri. Sabredemiyormuş. Öyle şeyler anlattı ki. Hayır ben senin dostunum niye bana anlatmıyorsun değil mi? İçinde tuta tuta patlayacağına. Ailesi bile yargılamış onu, zoru görünce kaçmakla suçlamış, akrabalarının demediği kalmamış.


     Herkesin her konuda fikir sahibi olması da bir ayrı tuhaf. Sanane yani bu onun hayatı. Ki tanımıyor musunuz bu insanı. Valla kız anlattıkça arayıp topuna birden sövesim geldi. Kimse anlamıyor olabilir ama ben anlıyorum onu. Soğumuş artık sevgi kalmadı ki diyor. O kadar yıpranmış ki bu Mayıs'ta nikah tarihi almışlar oysa. Baskıdan karşı tarafın da zoru görünce terk etti demesinden bıkıp takmış yüzüğü eline benden akıl istiyor. Bende o kadar akıl var mı aceba? Ne zor durum ya düşündüm içimden ne desen iki ucu b.klu değnek. Bırak desen çocuğa yazık, bırakma desen biter o evlilik belli. Ne desen olmuyor. Bırak dedim ben. Bayağı bir şey anlattı yani. Anlattıkça hayretle dinledim. Psikolojinin ne kadar önemli olduğunu biraz biliyorsam ikisi de delirir dedim. Sebep oldum mu bilmiyorum. Ama umarım olmamışımdır. Hissiyatımla değil bu defa mantığımla akıl verdim.


     Sonra düşündüm çok onurlu meslekler var cidden. Ama Allah korusun kaderimde bir insan varsa inşallah düz bir mesleği olsun. Sabah gitsin akşam mesaisi bitince dönsün. Ömrümüz güzel geçsin gözüme bakacak çocuklarının saçını okşayacak vakti olsun. Haftasonlarımız bize kalsın. Belki piknik yaparız, sinemaya gideriz falan. Ne bileyim işte. Bileyim ki dört duvar arasında işinde gücünde akşam gelecek yemeğini yiyecek. Mutlu sinir stres sıfır. Aşkla bakabilecek bir adam kalsın yani bana koca günden. Maaşı üç kuruş olsun nolacak, kimse aç kalmaz Allah değil mi ki rızkı veren? Memur maaşı yeter insana. Kanaat etmeyi bildikten sonra. Allah'ım varsa kaderimde bir eş bana bolca vakit ayırabilecek, her telefonumda kalkıp gelebilecek bir eş nasip etsin. Herkese öyle nasip etsin. Ben de bir abiyemi daha kaldırayım napayım yokmuş düğün. Haklarında hayırlısı olsun.


     Meslek seçerken bazen hayat yönlendirir bizi bazen de kendimiz seçeriz ama en azından düşünün. Sizi çok seven insanlar varsa ya da aile kurma hayalleriniz varsa, düzenli bir yaşam istiyorsanız ona göre seçin mesleğinizi. Yok ben kendimi feda edecem her şeyden feragat edebilirim diyecek kadar da yüce gönüllüyseniz ona göre seçin. Kararlarınız kim olursa olsun başkalarının hayatında negatif etkiler doğurmasın, isteyerek girdiğiniz yüklerin çoğunu diğer insanların yüklenmesini beklemeyin. Bu haksızlığı kimseye yapmayın. Sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

cpm fun 2