Son Yazılar

17 Aralık 2015 Perşembe

God Bless You

     

     Üniversitedeyken sınıfımı sevmediğimden bölümce yapılan aktivitelere katılmazdım. Diğer bölümlerde takılırdım hep. Birinci sınıftayken güzel sanatlar fakültesinde arkeoloji ve sosyoloji bölümlerinde takılır, sanki onların sınıfındaymış gibi davranırdım. Sosyalliğin suyunu çıkarmıştım :-D

     O dönem hangi dönemden olduğunu söylemeyeyim bir arkadaşımız vardı. Doğuda yaşamasından ötürü inancını saklayan gece gündüz ibadet eden ağzından Tanrı lafı eksik olmayan bir Hristiyan. İnancını bir kaç samimi dostu dışında kimse bilmezdi. Bazen o arkadaşımızın yaşayışına bakar, İslam ve ahlâk dersi vermeye çalışan bazı tiplerin de onun gibi olmasını dilerdim. Değiştirilmemiş İncil'in örneklerinin ailesinde olduğunu ona göre bir yaşam sergilediğini bilirdik. Hakkında bildiklerimiz o kadar sınırlıydı ki. Yakın arkadaşımızdı ama sır küpü gibiydi. Sadece ne kadar iyi biri olduğunu hatırlıyorum, iyi de bir dost olduğunu.

     İkinci sınıfın başıydı ki bir arkadaşıma bana söylemesi için bir takım duygusal cümleler söylemiş. Ne kadar mükemmel biri olursa olsun uzun süreli bir şey olmayacağı ve bu durumu kimseye kabul ettiremeyeceğim için reddettim tabi. Aşık da değildim hoşlanmıyordum da. Mantığımla yaklaştım, sevmeyi de denemedim açıkçası. Reddedilmesine rağmen çirkinleşmeyen o kadar az erkek gördüm ki bu arkadaş da öyleydi, artık böyle biri görünce şaşırıyordum.

     Bu konunun üzerine bir daha görüşmedik. Rastlaşmadık da. Ben onunla olan buluşmalara gitmedim o da benle olan. Şahane bir dostu kaybettim ama aksi de istemem yan cebime koy olurdu. Bir gün yolda karşılaştık ve kitap cümlelerini anımsatan o konuşma geçti aramızda;
- Aa selam nasılsın
+ İyi sağ ol sen?
- İyi. Senin için dua ediyorum meleklere, seni korusunlar.
+ (Meleklere mi? Meleklere inanıyorum ama ne bileyim melekler korusun falan biraz tuhaf laf. Başıma da devamlı aksilik gelir ya benim neyse bozuntuya vermiyim ne saçmalasam acaba) Melekler mi? Melek korumaz insanı Allah korur ya sen ona dua et :D (doğru dua etsin istedim galiba dua duadır nihayetinde bari doğru edilsin ne saçmalıyorsam )
- Tanrı korusun o halde.

     Gülümseyiş ve kendi doğrultunda devam ediş. Kendimi bir filmin içinde ya da bir kitabın son sayfalarında hissettim. Benim için dua eden bir insan? Ben ona dua etmiyorum hiç aklıma gelmiyor da. Ya İslama mensup olan benim ben niye kimseye dua etmiyorum. Şimdi durup dururken kendimi sorgulamamı gerektirdi bu olay. Ben o dönem kendime de dua etmiyorum ki. Her şey tıkırında vize final dostlar geyik diye diye geçiyor günler. Zorluk olmadan dua etmeyi bilmiyor muyum acaba ben? Neyse.

     Bugüne geleyim ben. Az önce bir kamyon devrildi yolda üstelik yalnızca bir adım arkamda. Eğer ben adımlarımı hızlandırıp çalan telefonuma bakmasaydım şimdi bu yazıyı yazıyor olabilir miydim? Telefona gelen mesaj faceden. "İyi misin dostum melekler hala koruyor mu seni". Bi dakika. Beyin süzgecimden geçirmek için zamana ihtiyacım var. Biri soğuk su çarpsın yüzüme. Hangisinin şokunu atlatayım be? Hayır bilim insanıyım ben, inançlı bir bilim insanı. Tamam da tam bir bilim insanı olamıyorum. Bilim bunu açıklayamıyor sanki. Materyalist olmalıyım daha maddeci daha somut, olamıyorum efenim, oldurmuyor hayat.

     O çocuk benim hakikatli dostumdu demek. O kendini hayatımda nereye koydu bilmiyorum nereye koymak istiyor onu da bilmiyorum. Bu saatten sonra farklı bir beklentisi olmadığını da biliyorum. Zaten önemli olan benim onu nereye koyduğum. Dosttu o, düşüncesinden bildim. Benim dostumdu işte. Hep yanımızda birileri vardır ama çok azı dua eder gerçekten düşünür bizi. Yanlarında olmasak da iyi hatırlar bizi. Bu da onlardan biriydi işte. Evet melekler koruyor dedim kendi kendime. Melekler herkesi koruyor demek ki. Herkes birbiri için bu kadar iyi temennilerde bulunabilse keşke.

     Geçenlerde yazmıştım ya hiç sevilmedik diye. Değil aslında. Aşk olarak bakmamak gerek olaya. Kim bizi anne babamız gibi sevebilir? Yahut bazı dostlarımız gibi. Lisede bir kız arkadaşım beni o kadar severdi ki bir keresinde bana araba çarpmasın diye kendi atlamıştı arabanın önüne. Ben onun için o hareketi yapamazdım ama o bana yapmıştı. Yine bu dost için günlerce dua edemezdim ama o yapmıştı. Şimdi düşünüyorum da aşkı meşki boş verin bu daha önemli. Bu kadar sevilmişiz ya insanlar tarafından herhangi bir erkek tarafından diğer türlü sevilmeye ihtiyacımız yok. Biz en kıymetli şeylere sahip olmuşken şu hayatta minik geçici mutluluklara tamah etmemeyi biliriz artık.

6 yorum:

  1. Yazını okuyunca mevlanın bu sözü geldi aklıma insan bazen düşmanı dostunu ve en yakını tanıyamıyor maalesef ki yüreğinden ve üstünden hiç duan eksik olmasın inşallah en güzeline emanetsin ..

    Her yerde olmak gibi bir duan varsa ;Gönüllere gir ..Çünkü sevenler ;sevdiklerini gönüllerinde taşırlar ..Hz Mevlana

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel yorum bu teşekkür ederim. Siz de O'na emanet olun inşallah

      Sil
  2. Allah bizi korusun diye melekleri görevlendirir derler. Çok güzel bir yazı olmuş gerçekten. İnsanda tuhaf duygular uyandırıyor.

    Sizi takibe aldım
    sevgiler
    safak
    www.safagindunyasi.com
    www.bloggerlarpaylasiyor.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekür ederim, mutlaka uğrayacağım.

      Sil
  3. Arkanızdaki kamyonu o arkadaş devirmiş olmasın? :p
    Şaka (kara mizah) bir yana, yazınızı çok sevdim. Emeğinize sağlık... Birileri bizim için temiz kalplilikle dua ederken bizim "Allah mı, Tanrı mı, Melek mi korur..." Sorgusuna düşmemiz de enteresandır aslında... :) sözcüklere takılmamak, niyete bakmak belki de önemli olsn...
    Melekler Korusun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkür ederim, hepimizi korusun :)

      Sil

cpm fun 2