Son Yazılar

13 Aralık 2015 Pazar

Mış Gibi Yaşamak

     

     Bir hayat istiyor olabilirsiniz, güzel bir hayat. Ve hayalinizi en gerçek haliyle insanlara aksettirmek istiyor olabilirsiniz. Ama henüz gerçekleşmemiş olabilir. Hep gerçekleşecekmiş gibi davranmayın, belki gerçekleşmez. Aman düşmanlarım sevinmesin diye mış gibi yapmayın mesela. O kadar önemsemeyin sizi çekiştirenleri. Mutlu gibi davranınca mutlu olmayacaksınız ki. Mühim olan gerçekte ne olduğunuz.

      Bir arkadaşım ailesine ihtiyacı yokmuş gibi davranıyor. Tek başına şehrin birinde kıt kanaat mutsuz mutsuz geçinmeye çalışıyor. Ya ara söyle de ki size ihtiyacım var. Yok ama gurur yapmış haspam. Aile ya aile. Herkes gitse de yanına kalacak yegane sevgi dayanağı. Çekmiş çıkmış kendine hayat kurmuş ya başarısız oldu bizsiz yapamadı demesinler istiyormuş. Piyyy. Aile hiç olumsuz bir şey söyler mi insan için ya? Hem söylese nolur ki, yine iyiliğin için söyler. Bir arasa yardım istese bir destek görse öyle bir kalkacak ki ayağa. Ama yapmıyor. Mutluymuş gibi yaparak kendini heba ediyor. Etsin kendi bilir.

     Bir arkadaşım da evlendi. Ailesinin ısrarla hayır dediği biriyle evlendi. Psikolojik olarak çökmüş durumda. Gözlerinde görüyorum huzursuzluğu. Anlat diyorum anlatmıyor. Çok mutluyum diyor. Mutsuzsun görüyorum diyemiyorum. O anlatmadıktan, yardım istemedikten sonra yardım da edemiyor insan. Ailene aç maddi sıkıntılarını diyorum. Hayır onlar iyi durumdayım sansınlar diyor. Aile bundan bir şeyler istedikçe aldıkça alıyor, borç batağına çırpınıyor. Demesinler tek derdi. Evlendi para yetiştiremiyor, geçinemiyor demesinler. Kredi kartlarını önüne dizip periyodik olarak ağlayacak konuma geliyor ama gülüyor. Çünkü öyle mutlu olabileceğini sanıyor. Kendi üzüntüsünden mutlu olacak insanları mutlu etmek istemiyor. Gülümsüyor evinin kapısından girinceye dek. Günden güne çöküyor ama hiç sorunu yokmuş gibi davranıyor. Kendini kandırıyor. Bir açılsa yardım dilese her şey düzelecek belki ama yapmıyor, mış gibi yapmak daha kolay geliyor ona.

     Yakın arkadaşlarımdan biri önceden de yazdığım Hopalı uzun bir ilişkisinden ayrıldı. Ayrılmadan önce de çok sıkıntı yaşadı. Çok sabretti karşı tarafın ailesine. Kendi ailesine mahcup oldu, defalarca. Kendi ailesinin de sabrı taştı. Erkek tarafı için yemekler yapıldı akşama dek beklendi ama gelmedi erkek tarafı. Arayıp gelemeyeceğiz bile demediler. Neden bile belirtilmedi. Hopalı saatlerce ağladı ama ailesine diyemedi karşı tarafın ailesi kötü ya da beni istemiyor diye. Çok önemli işleri çıkmış özür dilediler dedi. Her olay oldu üstünü kapattı. Saatlerce benimle konuştu karşı tarafı anlamak hizaya getirmek için her şeyi yaptım ben de ama olmadı. Nasip değilmiş dedik. Hopalı bekledi. Bir telefon bir işaret. Beklediği süre boyunca da hep mutluymuş karşı tarafı önemsememiş gibi yaptı. Akşam ağladı sabah istemiyordum zaten diye eşyalarını yolladı sevdiğine. Bir dahaki sabaha da aynı şekilde uyandı. Böyle günler günleri kovaladı. Telefonun başında bekledi hep. Ama herkese yeni talipler bakıyorum dedi, karşıya da herkese de mutluyumu duyurdu. Çünkü çaresizdi önemsenmediğinde onları önemsemiş gibi yapamazdı. Evlenmek istiyorum diye bağıramadı türlü oyunlar oynadı evlenmek için. Haklıydı senelerce bekledi. Karşının ailesinin etmediği kalmadı. Ama dönüp de kimseye diyemedi. Aman ben zaten istemiyorum diye diye önemsemeyen taraf gibi gözüktü. Paraya kıymet verdi para görmedi, ayrılan her çifte sevindi onun da ayrılığına sevindiler. İşe girmedi sırf karşı taraf mutsuz olsun diye işe girdiğinin haberini yolladı. Sevgili yapmadı talibi de yoktu ama talibim var görücü usulü diyerek biri varmış da yolunu çizmiş gibi davrandı. Belki her şey güzelmiş gibi yapmayıp bekleseydi, önemsediğini ve acı çektiğini gösterseydi selamete ulaşırdı. Ama yapmadı çünkü düşmanlarının ne düşüneceği önemliydi.

     Bu mış gibi davranışlara yüzlerce örnek gösterebilirim ben çevremde. Hepsi de kendilerini mutsuz eden insanlar. Ben de yapardım zamanında. Akşam üzgün yatıp sabah mutluymuş gibi davranırdım. Hayatım rayına oturmuş gibi. Mesela birine inat bir yere gitmiş gibi yapmışlığım olmuştur, aslında hiç gitmemişimdir falan. Karşı tarafın hareketinin aynısını ona yaşatmak için. İki defa da kimseyle çıkmadığım halde çıkmış gibi yapmışlığım olmuştu. 3 senedir kimseyle çıkmadım oysa ahahah tamam kabul bu çok aptalcaydı. Ama gerçekten insan üzgünken saçmalıyor. Çünkü karşımdakiler mutsuzluğumdan mutlu olmasın isterdim. Tıpkı diğerleri gibi. Yanlış mı yaptım? Evet. Gerek yoktu. Kimseye empati kurdurmak zorunda değiliz hayatta. Hepimiz yanlış yapıyoruz ve bu yanlışı yapıyoruz hep. Biz her mış gibi yaptığımızda hayat bizden bir mutluluk daha çalıyor, ama biz geçici zaferler peşine düşüyoruz. Bunu farkettiğimde bir daha asla mış gibi yapmamaya karar verdim. Ne düşünüyorsam hissediyorsam o. Birini kıskanınca kıskandırmak yok, biri mutlu olunca bundan zevk almayınca ay senin adına sevindim demek yok, hayatımda kimse yoksa yok, henüz mesleğimi yapamadıysam yapamadım, olmayan şeyler varmış gibi davranmak kesinlikle yok. Arkadaşlarıma da empoze ediyorum bunu. Hepsini kurtaracağım bu deli düzenden. Şuan mutluyum her şeyi açık açık söylüyorum. Gülümsemelerim gerçek, hayatım gerçek, hissettiğim düşündüğüm kol kanat gerdiğim herkes gerçek. Hayat kendi gerçekliğinde mutlu olarak savaşını vermek demekmiş. Ben bunu bilir bunu söylerim. Herkese de güçlüymüş gibi davranmayı bırakıp gerçekten güçlü olmasını tavsiye ederim. Sevgiler :)

2 yorum:

  1. Toplum olarak insanların tepkileri hayatımızın odak noktası olmuş. Çok yazık. .Oysaki önemli olan mutlu olmak..Hayattan zevk almak. .Kaçırıyoruz. .

    YanıtlaSil

cpm fun 2