Son Yazılar

26 Ocak 2016 Salı

Lütfen ama lütfen

 
  Kadın olmak neden ama neden bu kadar zor bu ülkede? Erkek olmak sadece pantolonun içindekine sahip olmayı gerektirirken -ki çoğunluk onu bile beceremezken- kadın olmak neden yüzlerce sorumluluğun altına girmeyi gerektiriyor? Norveç çoğunluğun ateist olduğu bir ülkeyken hırsızlık, taciz, tecavüz suçunun en az olduğu ülke. Ney? Dinsizler ama de mi Allah kitap bilmezler. Peki senin sözde ahlâk kitap bilen ülken ne? Ben sana diyeyim pislik yuvası efendim. Şerefsiz yuvası. Tek derdimiz kadınların ne giyindiği, ne konuştuğu. Kimse de kendine bakmıyor efendim. Ben namusumu nasıl korurum demiyor erkek kişisi. Sen dindarsın ya. Allah sana da diyor namusunu koru. Koruyor musun? Hayır. Kadınlar namuslarını korusun diyorsun. Bırakıyor musun korusunlar. Bu ülkede sözlü ya da fiziksel tacize maruz kalmamış tek kadın gösterebilir misiniz? Ben gösteremiyorum umarım vardır.

     Ortaokuldaydım. Her akşam okul çıkışı eve yürürken itler takılırdı peşimize. İğrenç iğrenç laflar. Eve dek takip ederlerdi. Yaşadığımız korkunun bini bir para. Hep farklı apartmana girerdik aman adresimizi öğrenmesinler diye. Doğu şehrinde yaşıyorduk bir de. Oruç tutmayan insanların dövüldüğü bir şehirde? Her ramazan takılırlardı ama peşimize. İçlerindeki pislikleri dökmekten geri durmazlardı. O da o biçim oruçtu demek ki.

     14 yaşında dershaneden dönüyordum Şehrin en işlek caddesiyle kampüs arasında bir kaç ağacın bulunduğu küçük bir park vardı. Ordan bir ses duydum çalıların arasından 'şşt' diye. Yaşlı bir adam ben bakar bakmaz cinsel organını çıkarıp oynamaya başladı. Düşünün 14 yaşında bir kız çocuğu o an ne yapabilir, ne düşünebilir, ne hissedebilir anlamlandıramaz bile. Anlamlandıramadım ki ben de. Sadece koştum, yapmam gereken gibi. Hiç kimseye de anlatmadım, belki anlatsaydım ceza alırdı ama sanmam pek adalet sistemine de güvenmiyordum. Sessiz kalışım ondandı sanırım.

     15 yaşındaydım. Okul çıkışı dönerken çok da işlek olmayan ama merkezi bir yerde bir caddede eve yürüyordum. Mat yeşil renkli bir tofaş durdu önümde. Bırakalım mı güzelim? Hayır dedim direttiler hadi falan. Biraz bana doğru yürüdüklerinde o iğrenç bakışı yüzlerinde gördüm. Karşı yola geçip koşmaya başladım. Etrafta bir Allah'ın kulu yok. Onlar arabayla karşı yola geçene dek ben demir kapıdan girmiştim. Can havliyle koşmasaydım, koşamasaydım? Allah korusun. Hala kaldırımın kenarından yürüyemiyorum ben. Neden? İki uçkur meraklısı şerefsiz yüzünden.

     18 yaşındaydım evin yakınlarında yakın bir arkadaşımla gezerken 8 kişi geldi karşımızdan. Anlayamadık tabi niyetlerini normal kaldırımda yürüyen insan topluluğuyuz sözde. Biz tam yanlarından geçerken arkadaşımı kolundan çekip aralarına aldılar. Arkadaşım bağırınca farkettim çektim kızı ama geç kaldım, bir kaç yumruk attığımı hatırlıyorum ama 8 kişi, dile kolay? Güvenliğe bağırdım. Kampüs ya bura adım başı güvenlik var. Güvenlik naptı biliyor musunuz? Bizi susturdu polis çağırmamıza mani oldu kahkahalar atarak o şerefsizleri kampüsten biz zarar vermeden çıkarma çabasına girdi. Çıkardı da. Hani iti ite şikayet etme diye bir şey var ya. Hah ben onun ne demek olduğunu o gün anladım.

     Üniversitedeydim bir de. Merkezde kaldığımız sırada akşam saat 8 eve 5 dakika mesafede olan marketten ekmek almaya çıktım. Tek? Allah Allah. Kadın başına ekmek almak da nesi diyenler bile olur bu ülkede beklerim. Arkamda ayak sesi duydum dönüp baktığımda ortayaşlı beyaz atletli bi adamın arkamda yürüdüğünü fark ettim. Ben hızlandıkça o hızlandı. Farketmiş olmama mı sevinmeliydim? Arkanızda duyduğunuz pis bir nefesten daha tiksinç bir şey var mıdır şu dünyada? Markete girdim ve o pislik benim ordan çıkmamı bekledi. Bir sınıf arkadaşımı çağırdım sağolsun eve bıraktı beni. Ben ekmek almak için bir erkeğe neden ihtiyaç duymalıydım? Bu ülke bu kadar mı pisleşti? Daha onlarca şey anlatabilirim ama inanın bu kadarını anlatmaktan bile rahatsızlık duyuyorum.

     Otobüslerde erkeklerin yanına oturmaktan çekinen kadınlar görüyorsunuzdur. Yargılamayın onları lütfen çünkü her gün yüzlerce taciz olayı oluyor bu ülkede. Kabul etseniz de etmeseniz de taciz edilenler yabancı kadınlar değil, kız kardeşleriniz, anneleriniz, komşularınız, dostlarınız. Ve sadece kadın oldukları icin taciz ediliyorlar. Mini etek giydikleri için değil. Gençliğimi geçirdiğim şehir herhalde sözlü tacizin en yüksek oranda olduğu şehirlerden biridir ve kadınların %80 i kapalı üstelik çoğunluk çarşaflı. Yani sorun kadının giyiminde ya da tavrında değil, zihniyetlerde.

     Kadınlar kendilerini haklarını namuslarını korumak için yeterince çaba gôsteriyorlar zaten. Lütfen bir de siz tuz biber olmayın. Gece dışarda işi neymiş şunu da giymeseymiş diye arkalarından şaçma sapan yargılarda bulunmayın. Erkek tecavüzlerinin yoğun olup üzerlerinin kapatıldığı şu ülkede kadınlara suç bulmaktansa sahip çıkmayı deneyin
 Lütfen ama lütfen.
   

10 yorum:

  1. İçler acısı haller ya! Anlattıklarına şahit olmayan/başına gelmeyen çok azdır! Din, iman işin içine nefis girince olay bambaşka boyut alıyor, iradesine sahip çıkmama durumu olsa gerek, hele ki evli barklı çocuklu olanların yapması dediğin gibi yaşlıların nasıl bir ruh hali, zihniyettir bilmiyorum ki! Yani bunu sınıflandırmak bile abes tabi, sonuçta kim olursa olsun yapması anormal! Irak olsun!!!
    Dün gördüğümüz haber karşısında söylenmeden geçemedim sadece!’ bir Özgecan olayı geliyordu’ diye bahsedilince bile tüylerim ürperdi!
    Yaa o kampüs olayı ne öyle yaaa, yuh diyorum hatta oha!
    Aynen öyle bu zihniyetler! Allah akıl fikir versin!!! Güzel nesil yetiştirmek lazım!!!

    Ahsen Şimşek! postlarını g+ da kore fenomeni topluluk var orda da paylaşır mısın, daha bi haberdar olalım, kaynamasın yazıların, kaçırmayalım ki ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin kesinlikle. Paylaştım. Teşekkür ederim yorumun için :-)

      Sil
  2. Bu ne hal arkadaş.Şu hale bak.Saat 8gec bir vakit değil insan insan olmadıktan sonra diyor ışte.Kadın kısmının ne isi var diye.Bu mim çok iyi oldu.Farklı ağızlardan sorunları okumak iyi oldu.

    YanıtlaSil
  3. Bu zihniyet yavaş yavaş değişecek inşallah bizim yetiştireceğimiz çocuklarla

    YanıtlaSil
  4. Maalesef ve maalesef ki, yaşadıklarını o kadar büyük bir yüzde yaşadı ve yaşıyor ki... Laf atılmayan, el hareketine maruz kalmayan, takip edilmeyen yoktur. Bu durum çocuklarda da fazla. 12-13 yaşlarındaydım, evimin sokağında bir ayakkabıcı var. Ailem de hep ordan alışveriş yaparlar. Çocukluk işte süslü kız ayakkabılarına bakıyorum, birini çok beğendim, anneme söyleyeceğim ya al bunu diye fiyatını sormak için içeri girdim. Yaşlı sakallı bir amca var. Aaa sen ne kadar büyümüşsün dedi. yeni yeni çıkmaya başlayan göğüslerime doğru elini uzattı. Çektim hemen kendimi, çok korkmuştum hemen eve geldim. Ufak bir travma oluşturmuş sanırım bende ki, hala unutamadım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insan çocukken yaşadığı olumsuzlukları kolay unutamıyor malesef, sizinki de çok sinir bozucu, Allah tüm kadınları ve çocukları korusun böyle insanlardan

      Sil
  5. Bunların hepsi yanlış batılılaşmanın yüzünden. Size soruyorum, 19. yüzyıla kadar var mıydı böyle şeyler. Osmanlı döneminde mahremiyete çok önem verilirdi.Bu konuda en güzel örnekler Yavuz Bahadıroğlu'nun Kayıtdışı Tarihimiz adlı kitabında bulunuyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle yorumunuza katılıyorum. Bahsettiğiniz kitabı da en yakın zamanda temin edip okuyacağım.

      Sil
  6. çocukken ve ilk gençlik zamanlarında yaşanan bu durumlar sürekli bir korkuya itiyor, korkulduğunu bilen tiplerse daha bir böbürleniyor daha bir cesaretleniyor her çirkinliği yapabilme hakkı buluyor kendinde.. tamamen fiziksel ve ruhsal hastalıklı birey olamamışların yapabileceği şeyler yazık ki böyleleriyle dolu bir toplumdayız ve korunamadığımız gibi koruyamıyoruz da ..

    YanıtlaSil

cpm fun 2