Son Yazılar

24 Mart 2016 Perşembe

Aman da Aman Tekerrür de Edermiş



     Kötü tesadüfler iki kez yaşanır mı? Yaşanıyor. Fedakarlık hayatın seni zorladığı bir vasıf. İsteyerek yaptığın bir şey değil.

     Üniversitedeyim. Bir ilişkim var. Mutluyum ya da mutlu olduğumu sanıyorum. Her neyse. Bir çocuk var eski bir arkadaşım. Onun da ilişkisi var ve bildiğim kadarıyla kızı seviyor. Kızın beni sevgilisi olmadığı dönemden beri kıskandığını yüzüme söylemişliği var. Kendini dindar gösterip her naneyi yiyen basit tiplerden. Oğlan mevzu oldu mu uzay da olsa oraya düşer bakarsın. Üniversite ikide fakülteden aşırı yazdığı ve yazdığını belli ettiği iki çocuğun bana teklif etmesinden beri konuşmuyoruz. Basit hareketlerini fark ettiğimden uzaklaşıyorum. Zira çevremde kaliteli insanlar olmasını sağlarım daima.

      Neyse bir gün sevgilisi bana mesaj atıyor. Biz çocukla yakın arkadaşken 'bir tek seninle dertleşebiliyorum çünkü anlattıklarımı kimseye anlatmıyorsun. Bir gün çok aşırı başım sıkışırsa yine senden yardım isterim.' demişti. Tamam demiştim. Tamam ne demek söz işte, söz gibi bir şey.

     Nasıl oluyorsa bu bana mesaj atıyor günün birinde. Bu tipin bana mesaj atması bir insan topluluğunun üstüne boncuk silah sıkması gibi bir şey. Kimseyi öldürmez ama herkesin bir yerlerini yaralar. Derdini anlatan bir kaç mesaj atıyor benden cevap yok. Çünkü kimseyi kırmak istemiyorum, sıkıntıları da beni ilgilendirmiyor. Mutsuz olduğunu yardıma ihtiyacı olduğunu falan yazıyor. Anladığım kızın ne mal olduğunu anlamış ama kendine mi uydurmaya çalışıyor ne anlamadım orasını. Üstüne düşünmedim de. Sonra aklıma o tek kelime geliyor 'tamam'. Ben tamam demiştim söz ağızdan bir kere çıkar. Bir yardım bir fikir en fazla ne olabilir ki diyorum kendi kendime. Yazdığım tek şey 'sorun ne mutsuz musun benden nasıl bir yardım istiyorsun?' Gelen cevap 'mutlu musun sen nasıl mutlusun o çocuğu seviyor musun?' oluyor. Bu mesajda art niyet olmadığını biliyorum çünkü karşımdaki insanı tanıyorum. Bir ilişkisi var, sevmese o insanla devam etmez, çözüm arıyor belli ki, kimseye de güvenemiyor. Ama bunu benim iyi niyetli anlamam diğer insanların da öyle anlayacağı anlamına gelmiyor, biliyorum. 'Mutluyum, erkek arkadaşımı seviyorum umarım sen de mutlu olabilirsin sanırım yapabileceğim bir şey yok iyi günler' diyorum. O kadar yaptığım yalnızca bu.

     Sabah oluyor ve bu kızı görüyorum direk karşımda. Bana doğru yürüyor ve ulu orta bağırmaya başlıyor 'sevgilime niye mesaj attın hala onun peşindesin?' Beynimden vurulmuşa dönüyorum herkesin içinde. 15 dakika önce uyanmışım, sabahın körü olayları idrak süzgecinden geçirmem bile zaman alıyor. 'Ben kimseye mesaj atmadım' diyorum. O kadar önemsiz bir ayrıntı ki hafızamda yer tutmasına bile müsaade etmemişim demek ki. Özellikle demiyorum, gerçekten hatırlamıyorum. Sonra kız 'telefonunda gördüm o hiç bir şey yazmamış sen kendin atmışsın' deyince benim jeton düşüyor. Peş peşe cevap vermediğim bir sürü mesaj atınca silmiş demek ki onları. Ulan diyorum bu nasıl tonga. Kendi mesajlarını silmiş benim zavallı iki mesaj kalmış kabak gibi demek ki. 'Ben bir şey yapmadım git kendisine sor' diyorum. Aslında saydırabilirim ama anlamı yok çünkü kendimi inandıramam iki tarafta da mesajlar yok. Zaten yapamam da gösteremem, göstermem onları delil diye ben. Çünkü orada yapmam gereken ne olursa olsun bir ilişki varsa ona zarar vermemek. Benim yüzümden hiç bir şey olmamalı. Çocuğu korumuyorum, ilişkisini kaybetmek istememiş demek umrumda değil, o kendini bilmez çingeneyi de korumuyorum ben kendime olan saygımı koruyorum, ilişkilere olan saygımı.

     Aç ağzını saydır diyorum kendime ama yok karaktere ters. Ya-pa-mam. Bu bana pahalıya patlıyor tabi. O zaman hayatımda olan insanı da kaybetme korkusu yaşıyorum. Karşımdaki insan sadakatimi sorgulayabilir ki bu bana yapılabilecek en kötü şey. Hayat boyu gördüğüm en sadık insan benim ve iki insan yüzünden tüm insanların sadakatimi sorgulayabilir olması korkunç bir şey. Ona da diyemiyorum o attı sürüyle mesaj şöyle şöyle diye. Çünkü bir tartışma olur bir şey olur o mesuliyeti de alamıyorum, kestiremiyorum ileriyi işte. Sadece 'söz verdiğim için yardım istedi yardım ettim dert dinleyerek' diyorum. Ben güvenilmez biri değilim, şimdi o konuma düşüyorum. Aslında kendimi çok aciz hissediyorum, doğru bildiklerini yaparken neden aciz hisseder ki insan? Ben buyum. Neden devamlı bir şeylere zorunda kalıyorum neden kıymetli gördüğüm şeyleri korumaya çalışırken insanlar korumuyor? Bana göre aşk kıymetli, ilişki kıymetli onların ya da başkalarının yaşadıkları umurumda değil. Ben saygı duyduğum değerlerde kötü olan hiç bir şeye sebep olmamalıyım. İnsanlar ne der düşüncesi değil bu. Bu benimle alakalı tamamen, ben aynaya baktığımda, kafamı yastığa koyduğumda kendime ne derim?

     Üniversiteden sonra aynı olayın daha sansasyonel bir boyutunu yaşadım. Kızın biri sevgilisine neden asıldığımı mesaj attığımı hatta ona yürüdüğümü sorguladı bir sosyal medya hesabı üzerinden. Tuhaf olan sevgilisini tanımıyor olmam, kızı da hayatımda ilk kez görmüş olmam. Biri şaka yapıyor falan diye düşünüyorum tabi. Sonra kız siz üniversitedeyken büyük bir aşk yaşamışsınız 4 sene, sen bir yakın bir uzakmışsın dengesizmişsin ona çok çektirmişsin o da seni bırakmış diyor. Neden bahsettiğini anlamıyorum, tek kelimesini bile. Sanırım beni bir başkasıyla karıştırıyor. Çünkü anlattıklarının tek zerresini yaşamadım öyle birini de tanımıyorum. Sonra kız zoraki 'neyse' diyor 'geçmiş aşklara saygılıyım yeter ki şimdi uzak dur'. Aklım karışıyor sinirleniyorum. Ben başka bir alemde de yaşıyorum farklı bir hayatta da farkında mı değilim bilmiyorum.

     Bu mevzuyu derin şekilde araştırmaya başlıyorum. Çocuğun isminden bölümünden çevresinden falan. Evet aynı üniversitede okumuşuz ama ben bu çocuğu hiç görmedim kampüste, bırak çıkmayı gezmeyi konuşmayı görmedim bile, adını bile ilk defa duyuyorum. Sonra çocuğun çevresinden birilerine ulaşıyorum beni bırakmış ya haspam dengesizim diye. Hah bunu araştırmaya koyuluyorum. Arkadaş çevresinden öğreniyorum ki bu tip herkese aynı hikayeyi anlatmış, fakültesinde tanıdığı herkese. Önce bir ürperiyorum bu insan neyin kafasını yaşıyor diye. Önce benden bahsetmiş herkese sonra açılamamış herkes sormaya başlayınca da böyle bir hikaye uydurmuş. Büyük psikopatlık yemin ederim takdire şayan. Tuhaf olan avuç kadar yerde hiç kulağıma gelmemiş olması üstelik ortak arkadaşlarımız da varmış. Kimse mi sormaz böyle bir şey var mı diye? Bir sorulsa ağzını güzünü kırmaz mıyım? Sonra fark ettim mezun olduktan bir kaç ay sonra sizle tanışmak istiyorum yazmış reddetmişim. Yani bir hikayenin içinde yaşamıyor çocuk. Farkında ve biliyor tanışmadığımızı. Ama insanlara göre onu oyalayan, sevgilisine göre de hala ona mesaj atan bir aşufteyim! Şaka gibi.

     Üst üste ekleme talebi gönderdiği için engellemişim çocuğu geriye bakınca görüyorum. O kadar önemsiz bir ayrıntı ki arkadaşıma 'böyle bir manyak var ekleyip duruyor engelledim' dediğimi bile hatırlamıyorum. Beş hesaptan eklemiş manyak. Ona rağmen hatırlamıyorum. O zamanlar ilişkisi yokmuş tabi. Neyse bu manyak benim adımı çıkarmış, şimdi gereken tek şey ilişkisini mahvetmem de mi? Yine yapamıyorum, lanet gelmesin yine. Çocuğu tanımıyorum etmiyorum yalan söylemiş diyemiyorum. 'Bu çocuğun şöyle şöyle kötü şeyleri olduğunu duydum bence ayrıl' diyorum. Ama kız inanmıyor. Tabi ki inanmayacak, şerefsiz yerini öyle bir yapmış ki hangi kız aşufte sandığı birine inanır. Neyse olayı pek çok insana anlatmam bayağı vaktimi alıyor. Hala benim o tiple alakam olduğunu sanan tipler var sanırım geniş bir alana yaymış olması muhtemel. Onları da umursamıyorum, bir daha nerede göreceğim diyorum. Bu da kendimi avutma şeklim.

     Hayattan beklentim bir daha yapmadığım hiç bir şeyin bana yakıştırılmaması. Ben bu konuda kotamı doldurdum bence biraz da başkalarına olsun ille olacaksa yani bana yeter. Yaptıklarının arkasında duramayan insanlarla yüz yüze gelmek istemiyorum aynı alanda aynı oksijeni dahi tüketmek istemiyorum. Arkamdan yalan söyleyen olsa mesela lak diye dilleri dile gelip 'aman efenim ben o kızın arkasından yalan atamam' dese de korkup bir daha cür'et edemeseler. Ne güzel olur huh.

4 yorum:

  1. Okurken dedim acaba bunlar sırayla mı? Hayır biri bitmiş diğeri başlamış. Öncelikle şu tipteki insanlara sinir oluyorum hemen çamuru karşı tarafa atta sıçramasın sen gittin sordun mu sevgiline baktın mı telefonuna ulu orta bağıracağına gel bi konuşalım de ama işte medeniyet her insan da yok..

    Diğeri de al birini vur ötekine olmuş hayal dünyasın da yaşamış sonra dur bakim gerçek olursa nasıl olur demiş en iyisi hiç muhattap olmamak birgün sana yaptığını elbet başkasına da yapar ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sinir oluyorum o yüzden mi ne gelip gelip beni buluyorlar :) Dediklerine aynen katılıyorum :)

      Sil
  2. Geçmiş olsun Ahsen kızım.Erkeklerin böyle oyunlara başvurmaları acınası bir durum.Bence sen kendin olmaya devam et.Güvenebilecek insanlar çıksın dilerim karşına.Bu da bir tecrübe de ve geç , sakın üzülme kızım.Sevgiler sana :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. malesef. Çok teşekkür ederim Ece abla sevgiler benden de :)

      Sil

cpm fun 2