Son Yazılar

8 Mart 2016 Salı

Saklanıyorum


     İnsanların yakın arkadaşlarıyla çıkmalarını oldum olası tuhaf bulurdum ben. Bir kadınla erkek dost olamaz cümlesine de aşırı sinir olurdum, hala da olurum. İlkokul, ortaokul, lise hep karşı cinsten yakın arkadaşlarım oldu. Beni kız arkadas olarak gördüklerini sanmıyorum. Ben de onları  cinsiyetleriyle değil şahsiyetleriyle yanımda tutuyordum. Kardeş gibiydiler can gibi kendimden bir parça gibi


     Hiç bir zaman da aramızda öyle muhabbetler, seviyesizlikler geçmedi. Daima aşk hayatlarına, aileleriyle ilgili problemlerine yardımcı olmaya, yanlarında olmaya çalıştım. Onlar da benim aynı şekilde. Zaman zaman araya mesafeler girdi, birbirimizden haberimiz dahi olmadı ama seneler sonra yine bir yerde karşılaştığımızda kan bağımız varmış gibi bir samimiyetle kaldığımız yerden devam ettik dostluklarımıza.


     Şimdi bir arkadaşım var. Yakın zamanda tanıştığım derdini dinlediğim arkadaşlığından çok psikologluğunu yaptığım biri diyebilirim. Kendisi şahane bir dost ama rezalet bir sevgili. Sevgililerinden yola çıktığım ve hep kızları haklı bulduğum için bunu gönül rahatlığıyla söylüyorum. Kendisiyle mümkün olduğunca az görüşüyorum. Ne zaman görüşmek istese aptal saptal bahaneler buluyorum. Peki neden? Tabi ki kendisine aşık olmamak için.


     Böyle söyleyince saçma geldiğini biliyorum. Ama o kadar çok eleştirdim ki bu durumu başıma gelmemesi için çaba göstermeliyim. Kendisine duygusal hiç bir şey hissetmiyorum şu an ama fazla iyi anlaşıyoruz. Ve ben bu durumu bir yerden tanıyorum. İstediğim, hayal ettiğim doğru adamı bekliyorum ben. Ve bu arkadaş o adam kriterime hiç benzemiyor. Şimdi başıma bela almak istemiyorum yani. Ne de olsa bitecek gidecek niye başlayıp kendimi yorup üzeyim ki yok yere?


     Bir de dost başka sevgi paylaştığın insan başka. Genelde ikisi birbirine karıştırılınca sonu iyi olmuyor. İnsanlara şaşıyorum. Herkese asılıyor, takılıyorlar. Kalpleri mi yok anlamıyorum. Ya aşık olursam ya hayal kırıklığım olursa diye hiç korkmuyorlar mı? Ben her şeyi kaldırabilecek güçteyim mi diyorlar yoksa. Karşıma çıkan o kadar iyi insanı zıptırık 6.hissim yüzünden mır mırlayıp eledim, şimdi gelip hiç beklemediğim anda çıkmaz sokağa çıkacağını bildiğim bir yola girmek istemiyorum.


     Beklediğime değsin istiyorum. Zıptırık hislerim de bu değil doğru adam kaçabildiğin kadar kaç diye bağırıp duruyor. Annesinin elindeki şurubu içmemek için dolaba saklanan çocuklar gibi hissediyorum kendimi. Saklanıyorum çünkü kendimi biliyorum. Bir nehirde iki kez yıkanılmaz diye boşuna dememişler, aynı gereksiz süreçten geçmek, gençliğimin en güzel yıllarını tarihin tekerrürüyle geçirmek istemiyorum. Başka napılır bilmiyorum. Çok saçma sapan bir durum. Sevgili My God beni yakın arkadaşıma aşık etme, tükürdüğümü yalamama izin verme :(

5 yorum:

  1. Çok etkileyici bir yazı olmuş. Ne denir ki bu durum da? :( Tersi bir sebep olsada az çok saklanmanın ne demek olduğunu biliyorum. Bence yine de yüreğiniz sizi nereye götürüyorsa oraya gidin derim. Çünkü keşkeler hayatımızda en derin yaralara sebep oluyor. Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler güzel yorumunuz için :)

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Aşk, her zaman iyi değil ya, kötü de olabiliyor işte, ama yaşamadan bilemezsiniz yani aynı olmak değil zorunda değil ilişkiler, ama bir ders var ise aldığınız doğru yapıyorsunuz demek ki!

    YanıtlaSil
  4. Büyük lokma yiyip büyük konuşmamak lazım.
    Kimseyi eleştirmemek lazım ;))))
    Kaçmamak da lazım.
    Böyle diyenleri çok duyduk çokkkkk ;))

    YanıtlaSil

cpm fun 2