Son Yazılar

11 Mart 2016 Cuma

Seviyor mu?



     Bir takım sığ kalıpları kendine rehber edinmiş  insanlar. Belki ben de öyleyim. Birbirimizi çok anladığımız söylenemez. Anlasaydık herkes bir başkası için beni seviyor mu, sevdiğini nasıl anlayabilirsiniz demezdi sanıyorum.


     Stalklamış. Stalklamanın sevmekle ne ilgisi var. Profilini gezmesi seni merak ettiğini ve önemsediğini gösterir, bu merak pozitif yönde olabileceği gibi negatif yönde de olabilir. Sonuçta düşmanlarımız da bakalım mutlu mu diyebilirler. Bu koşulda stalkta sevgi aramak fazlasıyla anlamsız olur.


     Seni bir şekilde kırıyor. Bu düşündürücü. İnsan sevdiğine kıyamaz ile insan en çok sevdiğinin canını yakar cümlesinin gerçekliği arasında sıkışıp kalıyorum. Hangisinin gerçeklik payı daha fazla? Kendimden yola çıkarak cevap aramaya çalışıyorum, ben kırıyor muyum sevdiklerimi? Evet, hem de ne biçim kırıyorum bazen. Ama bunu isteyerek yapmıyorum peşine de korkunç bir vicdan azabı duruyorum zaten. Demek ki ölçüt bu. Seven insan isteyerek kırmaz sevdiğini, kırdıktan sonra da pişman olur, vicdan azabı duyar aynı hareketi yeniden yapmamak için çabalar. Pişman olmuş gibi yapmaz, gerçekten pişman olur, işin özü bu.


     Sevgiyle bakmak? O da ne demek? Bazı insanların sevgileri gözlerinden okunur sanki çizgi filmlerdeki gibi gözlerinden kalpler çıkacak sanırsın. Eskiden bunun ölçüt olduğunu düşünürdüm artık düşünmüyorum. Bakışlar sevgiyi gösterir ama sevginin derecesini göstermez ve evet sevginin de dereceleri vardır tıpkı gökyüzü gibi. En tepedekinin kapsadığı alanla en alttakinin kapsadığı alan hiç bir olur mu?


     Kelimeler. Kelimeler ifade eder mi sevgiyi? Yalancı olabilirler mi sahi? Olmaz. Hiç bir dilde hiç bir kelime saklayamaz hakikati. Yalancı olan kelime değil, onu izansız dile getiren sahibidir. Herkes güzel kelimeleri ardarda dizebilir ki bunda zor bir şey yok. Bazen sevmediğimiz insanlara güzel cümleler kurmak zorunda kalmıyor muyuz? Mühim olan kelimelerin atfedildiği kişi ya da onların sıralanışındaki güzellik değil amaç da değil. Kimi anlık mutluluk için kullanır onları kimi sadece karşısındakini elde etmek için. Sevgisine karşılık bulmak için kullanan öyle küçük bir azınlık ki. Kelimeler tek başlarına anlamsızdır işte ta ki davranışa dökülünceye dek. Onları ruhumuza işleyen, 'anı' belleğimize atmamızı sağlayan davranışla onaylanması, gerçekliklerine inandırmasıdır. İnandıramıyorsa o yolda sevgi aramak boşa kürek çekmektir.


     Aşk korkak değildir bir de. O yüzden korkakların yüreklerinde ikamet etmez. Sessiz de kalmaz, kalamaz. Avazı çıktığı kadar bağırır ta ki kendini duyuruncaya dek. Yanında olmaya zorlar insanı. Kimse sevdiğine uzak kalamaz, uzak kalmak için bahane de bulamaz. Seviyorsa yanındadır sen istesen de istemesen de bir yolunu bulup yanında olur. Sevildiğini iliklerinde hissettiren, eminim dediren de budur işte.

2 yorum:

  1. Gerçekten seviyorsa biri seni acaba seviyor mu diye düşünmene ihtiyaç kalmaz bence. Her haliyle, sözleriyle, dokunuşlarıyla, bakışıyla ifade eder kendisini. Yani bence hepsi bir bütündür. Karşıdakinin sevgisinden şüphe ediyorsak önce kendi sevgimizi test etmek gerek diye düşünüyorum. Bizdeki sevgide bir eksiklik hissediyorsak bunu ona yansıtıyoruzdur mutlaka. Karşıda ne görüyorsak ya bizim eksikliğimizdir ya da tamamladığımız şey. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  2. Sevgiyi hissettirmek önemli. Bu da hediyelerle ya da sürekli söylenen sevgi sozcukleriyle olmaz. Duygular önemlidir. Yazıda bazı kelimeler yanlış olmuş canım klavye hatası. .

    YanıtlaSil

cpm fun 2