Son Yazılar

24 Haziran 2016 Cuma

Hayat Süreci Böyle Galiba



     Kafamın almadığı bir konu var; birden fazla kez aşık olmak. Sanki çok imkansız gibi geliyor bana. Hep insan yalnızca bir kişiye aşık olabilir gibi düşünüyordum hep eski hislerini özler gibi. Mesela bir daha birine koşarak sarılacak gece yarısı bile özledim diye ağlayacak mıyım ben? İki çeşit sarılacak, cennetteymiş gibi hissedecek, konuşmadığım her an ölecekmişim gibi hissedebilecek miyim? Kapı önü vedalaşmalarında ayrılamayacak her ayrılışta ağlayabilecek miyim? Sanıyorum yeterince nefret edip arkana artık bakmadığında bunu yaşayabileceğine inanmaya başlıyorsun. Umarım yaşarım tabi. Bir de kimse aşık olduğuyla evlenemez tezim var tezi geçti kanunlaştı o.

     Mesela bir tanıdığım bir kızla 7 yıl flört etti, nişanlandılar. Düğüne çok az müddet kala ayrıldılar. Çocuk hasta oldu 1 ayda 12 kilo verdi serumlarla ayakta durdu falan. 1 sene sonra evlendi. İyi bir eşi var, uzaktan bakınca mutluymuş gibi gözüküyorlar ama ben görüyorum o kıza baktığı gibi bakmıyor eşine. Aşkla bakmıyor işte, o kıza aşık değil. Seviyor mu ne hissediyor bilemem ama bir yerde eski nişanlısının fotosunu bulmuştu, yutkunarak yırttı attı. Aklım almıyordu o zaman bu kadar severken nasıl ayrıldılar, neden yeniden bir araya gelmediler falan. Sonra anladım ki kaderlerinde yoktu. Allah istemiyorsa olmaz bir şey, Allah onların kaderlerini birbirlerine eş olacak şekilde yazmamıştı. Bu acı bir şey değil mi ama ya. 7 yıl. Ne hayaller ne emekler geride kalan bir yığın çöp gibi. Eskiden insan bazı konularda kendi kaderini kendi çizebilmeli derdim. Şimdiyse iyi ki çizemiyor diyorum. İnsanız ve insanların içlerini göremiyoruz, devamlı kendimiz için kötü olanı istiyoruz. Sanki her istediğimiz olursa mutlu olacakmışız gibi geliyor. Olmuyor. İstediğimiz olunca da olmayınca da eğer bir dönem mutsuz olmamız gerekiyorsa oluyoruz. Bir de şu açıdan bakıyorum olaya; dünyaya gelme amacımız belli herkes bir şeylerle sınanmak zorunda. Kimi hastalıkla kimi çocuğuyla sınanırken kimimiz de kalbimizle sınanıyoruz işte. İnsan daima en sevdikleriyle sınanırmış. Diğer imtihanlara göre bu daha iyi sanki daha hafif. Şikayet etmek imtihanı daha büyük olan insanlara haksızlık olurmuş gibi. 

      Hopalıyla İskeletordan da bahsetmek istiyorum. 6. yıllarına girmişlerdi İskeletor askerliğini yapmış işini kurmuş hayatını düzene oturtmuştu artık önünde evlenmemek için sebep kalmamıştı. Hopalı evlenme lafının geçmesini beklemeye başladı. O kadar beklemesine rağmen yüzük lafının y's, bile geçmedi. Bir ara sana mükemmel bir hediye aldım dedi çocuk, hemen yüzüğe yorduk tabi. İnsan aldığı hediyeyi neden yüceltip ne olduğunu söylemesin ki. Elimizdeki tek cümle buydu ama hala evlenme lafı geçmiyordu. Hopalı kalktı İstanbul'a gitti, İskeletorun ailesine kendini gösterdi. 2-3 gün kaldı, ne oldu ne bittiyse sürekli evde tartışmalar yaşanmış ve aile Hopalıyı istemediklerini açık açık belli etmişler. Neden olduğunu ben de anlamadım, bu kız sizin oğlunuzun 6 yıldır sevdiği gezdiği tozduğu kız. Sahip çıkmak yerine eleştirmek nasıl bir hareket biçimidir? 

     Neyse ben biraz konuştum İskeletor evlenmek istediğini ailesinin kıza karşı bir önyargısı olmadığını falan anlattı bana. Yüzüğü aldım Cumartesi gelip teklif edeceğim dedi. Güyya sürpriz yapacaktı, gelmedi. Peşine ailemle geleceğim hazırlık yapsınlar dedi. Kız ailesine söyledi hazırlıklar yapıldı. Cumartesi oldu arıyoruz çocuğun telefonu kapalı. Akşama kadar bekledi o aile ama çocuk gelmedi. Kız sabaha dek ağladı. Bu da yetmezmiş gibi çocuğun ailesi oğlumuzla evlenmek istiyorsan düğün yapmayız masraf yapmayız nikah şahidi dahi getiremezsin gelinliğini kendin alırsın bizle yaşarsın ayrı eve çıkmak yok gibi enteresan şartlar sundu. Bu çocuk kıza flört döneminde çok zenginiz sana Çırağan'da düğün yapacağım diyen çocuktu. Ve ailesi şimdi böyle diyor. Bir de 3 sene şartı koymuşlar, 3 seneden önce evlenmek yok. Fakir bir aile kesinlikle değil. Kız kabul etti buna rağmen olmadı. Fazlasıyla sabretti mücadele etti ama olmadı işte. Nasip olmadı. 

     4-5 ay sonra başkasıyla çıktı İskeletor, yazın nişan yapacağız diyormuş 3 günlük kız için. Şimdi Hopalı mutlu gözüken mutsuz kadın rolünde. Hepimizin yaşadığı o evreyi yaşıyor. O çocuğa sabretti, bir kalıba oturttu, bekledi, mücadele etti. Sonuçta sadece emeklerine ağladı, anılarına ağladı. Niye böyle olduğunu sorguladı durdu. Elimden gelenin fazlasını yaptım ama olduramadım ben de bir arada tutamadım arkadaşlarımı. 6 sene flört ettiğin uğruna ağladığın ve o kadar sevdiğin kızla neden evlenmek istemezsin onu da anlayabilmiş değilim. Erkekler cidden anlaşılmazlar bir de bize diyorlar. Gözü oynaştadır derdim ama peşine hemen ciddi ilişki yaptı çocuk. Hayatın bu hızda değişmesi bizi hayrete düşürüyor. Sebebi sorguladıkça insan kendini daha büyük çıkmaza sokuyor. Aslında tek bir sebep var o da nasip. Nasip değilmiş. Kaderinde yazan insan o değilmiş.Şimdi başkasını bu saatten sonra nasıl seveceğim diyor Hopalı. Haklı. Zor. İnanması güç. Ama böyle olduysa vardır bir hayırlısı deyip oluruna bırakmak en iyisi.

     Tomris. Tomris benim taa liseden arkadaşım. Rahat bir kız olduğu için yaşadığımız şehre pek uyum sağlayamamıştı. Bir çocukla 10 yıl çıktılar, olmadı. Birine aşık oldu çok sevdi. İnsanlar yapma dedi, sana göre değil dedi, nasip olmayacağına dair pek çok işaret gördü. Ama kendi kaderimi kendim çizeceğim dedi. Nasip değil deyip kolaya kaçmayacağım dedi. Her şey güzel gidiyordu, çocuk aşıktı ve bir dediğini iki etmiyordu. Evlendiler. Kız bunu başardı, ben istiyorsam olacak dedi ve oldu. Evlendikleri andan itibaren tartışmaya başladılar, çocuk ilk andan itibaren kalbini kırmaya ve hakaret etmeye başlamış. Psikolojik şiddetin devamında fiziksel şiddet de gelmiş. En son hamileyken karnına tekme atmış ve kız merdivenlerden yuvarlanarak hastahaneye kaldırılmış. Bebeğini kaybetmiş. O travma sonrası boşanmış. Şuan rastladım çok yarası var, 10 yaş büyümüş biraz yorgun biraz bitkin bakıyor artık. Mutlu olabildiği kadar mutlu aslında, insanlara güven konusunda da büyük sorun yaşıyor. Umarım kendisini hakeden biriyle mutlu olur. Boşandığı çocuk da kendini iyi göstererek başka kızlarla flört etmeye devam ediyormuş 

     Başkalarının mağdur olmaması için ve toplumda şiddetin yayılmaması için bu insanlar damgalanmalı. Daha önce de söyledim, hiç bir kadın onlara nasip olmamalı, onların tuzaklarına düşmemeli. Bu yüzden devlet eliyle bir şeyler yapılmalı. Alınlarına kalıcı domuz dövmesi yaptırmak benim bu konu için bulduğum en şahane çözüm önerisi. Zaten Allah'ın sevmediği bir insan, yapıştır dövmeyi soyutlansın toplumdan, kimseye zarar veremeden yaşasın ve ölsün. Yalnızlık, sevgisizlik ona bu dünyada en büyük ceza olsun, ahirette zaten Allah ona azapların en büyüğünü yaşatacak. Kimseye sebep olamadan azaplar içinde kıvransın. 

     Benim de psikolojik ve fiziksel şiddete maruz bıraktığını bildiğim sözde bir kaç erkek görünüşlü insan var. Ve kendilerini sanki öyle değillermiş de iyi biriymiş gibi gösteriyorlar topluma. Hatta bir tanesi bir kıza asılırken kızın kadına şiddete hayır konulu fotoğrafına alkış emojisi attığını hatırlıyorum, Antropoloji hastagli fotolara bakarken tesadüfen görmüştüm. Düşünsenize kendin o düşünceyle alakası olmayan kadın üzerinde baskı kuran bir tipsin, ilk sevgiline yapmadığını bırakmamışsın psikopatın birisin ama birine yürürken kendini böyle gösteriyorsun. Çok gülünç değil mi ya? Aynı zamanda çok da tehlikeli. Aptal mı o kız anlamayacak mı bir müddet sonra? Görmeyecek mi gerçek yüzünü? Kendi eski sevgilimdi bu bahsettiğim, bu kadar anlatmışken kim olduğunu da söyleyeyim bari. Allah bana çektirdiği kadar çektirsin ona, başkalarının canını yakmasını nasip etmesin, ona şehitlik nasip etmesin, iki cihanda da hak ettiğini versin.

     Siz de toplumda bu şekilde şahit olduğunuz olayları ve insanları lütfen birbirinize anlatın, kulaktan kulağa yayılsın mimlensin bu insanlar. Kimsenin hayatını karartamasınlar artık. Bol bol da helakları için dua edin ki kadınlar şu toplumda mutlu olsun artık. Onlar şeytanın topluma yolladığı birer görevli, şeytanın askerleri. Başka türlüsünü düşünemiyorum. 

1 yorum:

  1. Bunun gibi hikayeler çok var. Yıllarını birine harcarsın. ve sanki harcanan yıllar değilmiş gibi, hiç sevmemiş gibi ortada bırakır yeni tanıdığın biriyle yuva kurarsın.
    Şükür ki ben ilk aşkımla evlendim.

    YanıtlaSil

cpm fun 2