Son Yazılar

31 Temmuz 2016 Pazar

Nişan Telaşesi



    Daha evvel ablamın nişanı olacağından ve yorucu bir hazırlık sürecinde olduğumuzdan bahsetmiştim. Ve büyük gün geldi. Ailece daha önce herhangi bir isteme töreninde ya da sözde bulunmadığımız için hepimiz heyecanlı ve endişeliydik. Neyse ki korktuğumuz gibi geçmedi. 

     Ben zaten nişan günü aşırı yorgun bir halde gülümseyişimi gece boyunca sürdürme derdindeydim. Nişan günü de 12 çeşit aperatif ve nişan masası hazırladığımız, onları tek tek servis tabaklarına doldurup taşıdığımız için daha nişan başlamadan yorulduk. Bir de isteme aşamasında ablam isteme töreninde olduğundan doğal olarak kahveyi ben yaptım. Beklediğimizden çok daha fazla kalabalık olduğumuz için kahve işi de öyle filmlerdeki gibi olmadı tabi :) 22 kişiye kahve yaptım baya baya 22 kişi. 22 kişi nedir ya yuh. Şimdi düşününce saçma geliyor ama birine ver birine verme olmaz diye böyle bir aktiviteye giriştik. Neyse ki yaklaşık 20 kişi falan da içmek istemedi. Mutfakta kahveyle uğraşırken isteme faslını kaçırdım. Sadece babamın ben kızlarımı kolay veremem kızımı vermeme hakkımı kullanıyorum deyişini ve damadın dedesinin ısrarını duydum. Allah'tan her açıdan videoya almışlar da gün biter bitmez izleme şansım oldu. 

     Yüzük kısmında da tepsi tutan ben olduğum için makas kesmiyor adetini es geçmedim tabi. Damadın dedesinden mavilikleri cukkaladım, Allah bereket versin :) Ben hariç herkes aşırı heyecanlıydı. Peşine sohbet, pasta kesimi derken akşam oldu. Erkek tarafını postalar postalamaz bizim ekibin olmazsa olmazı oyun faslına geçildi. Kaç sefer horon döndük hatırlamıyorum tek hatırladığım herkes nefessiz kaldığında durduğumuz 10 dakika dinlendikten sonra her yöreden biraz oynandı (Herkes farklı yerlerden geldiği için) Gece yarısı gün bitti, güzel de bitti ama ben de bittim. Hayatımda böyle yorulduğumu hatırlamıyorum. 

    Gün bittikten sonra bana kalan şey kendini daha iyi tanımak oldu. Hani evlenmeye sıcak bakmıyordum ya bu organizasyonla daha iyi gördüm ki ben bunu hiç istemiyorum. Hani kızlar vardır özenirler ya ayyy yüzük mü ooo, ayy ne güzel olmuşsun, ayy darısı basıma falan. Anlamıyorum ben o durumu. Evlilik nişan falan galiba bana göre değil o yüzden ben bu işleri sevmiyorum sevemiyorum. Evlenmeye adım attığında başka bir aileye dahil oluyorsun ama sanki fazla fazla dahil oluyorsun. Nasıl diyeyim sanki o aileye ait oluyorsun, kendi ailenden kopmak zorunda kalıyormuşsun gibi. Amaaan kim ki onlar deme şansın olmayacak insanların hayatlarına dahil oluyorsun. Ömür boyu o insanlarlasın düşünsene seni kırabilirler sen onları kırabilirsin hiç sevmeyebilirsin ama daima saygı duymak ve seviyormuş gibi yapmak zorundasın, sana saygı duymasalar bile. Çok zor bir durum. Gerçekten çok iyi insanlarla karşılaşman gerek, bu da şans işi.

     Bir de yüzük meselesi var. Bu insan sahipli der gibi. Bir de iki yüzük takıyor ya kadınlar görünüş olarak estetik gelmiyor bana. Sürekli aksesuar değiştirmeyi seven biriyim ben tek ve değişmez bir aksesuar fikri hoşuma gitmiyor. Lütfen bahane olduğunu düşünmeyin yüzük bana yaşlanmışım gibi bir his veriyor artık genç kız değilmiş gibi takan artık salıncakta saklanamaz istediği yerlerde gezip tozamaz, sokakta oynayamaz şarkı söyleyemez arkadaşlarıyla istediği zaman eğlenemez gibi. Elimdeki yüzük özgürlüğüme vurulan bir darbe gibi. Bir de kısmet kapatıyor tabi. Ama vallahi benim bahanem bu değil :)

    Ben monoton olmayan her şeyi istiyorum. Değişmeyen tekdüzeleşmeyen, değişecekse de daima iyi yönde değişen, canlı bir aşk istiyorum. Ve aşkın evlilikte olmadığını biliyorum. Evlenenlerin bahsettiklerinden biliyorum. Erkekler malum flörtte bile bir müddet sonra değişiyor sıradanlaşıyorlar, kadınlar da eski ilgiyi ve sevdikleri adamı görmeyince soğuyorlar. Evlilik böyle bir şey değil işte. Artık birliktesin bu hayatın sana kıldığı bir zorunluluk. Ya ama ben ilgisiz kaldım deme alternatifin var mı?; Sürekli seni seviyorum'lar özledim'ler yok, bu durum tv başında sabahlanınca anlaşılıyor sanırım. 

     Kadınlar hep aynı kalabiliyor keşke erkekler de öyle olsa. Hani tavlayana kadar yaptıkları güzellikler, romantik hareketler şebeklikler var ya keşke hep yapsalar. İlişkilerinde kaç yıl geçerse geçsin o ilk zamanlarki çabayı gösterebilseler. O kadar güzel evlilikler olur ki o zaman. İki taraf da mutlu olur. Ama erkekler amaan artık benim ne gerek var diye düşünüyorlar çoğu zaman. Kadın artık gitmez diye düşünüyorlar. Oysa kadın bu her daim gider. Kadının aşık olması değil aşık kalması önemlidir. Tabi bunu önemseyen beyler varsa. Ben bir kaç erkek biliyorum öyle. Şahaneler. Birlikte oldukları kadınlar da çok mutlular.

     Eğer bir yerlerde değişmeyecek,bana ömrünün sonuna dek aşkla bakacak, saygısızlık etmeyecek, kıyamayacak, on numara beş yıldız bir adam varsa ben de evlenirim yani. Ama o zamana dek yaşasın bekarlık :)

4 yorum:

  1. Merhaba! Böyle yorumlardan nefret ederim ama bazen yazma gereği duyuyoruz.. :)
    Blog keşif etkinliğinden geldim , bloğunuzun tasarımızı çok beğendim bende beklerim :)

    YanıtlaSil
  2. Yaş kaçtı? :D ablaya hayırlı olsun, darısı başınıza diyeyim ben de eminim o akşam çook kişi söylemiştir ya :)))
    bu arada gerçekten blog tasarımı çok hoş, ben şu yazının altında bulunan sosyal medya butonlarını eklemeyi çok denedim bi türlü beceremedim :(

    YanıtlaSil
  3. Bu arada yüzük gözünü korkutmasın . İki yüzük üst üste bence de hiç hoş değil, evlilikle, çocukla, yüzükle yaşlanmıyor insan. Eğer cesursan, için cıvıl cıvılsa her daim özgürlüğünü yaşarsın. Sevdiğin kişiyi bulunca, o zaten seni olduğun gibi sevecek, hiç merak etme.

    YanıtlaSil

cpm fun 2