Son Yazılar

24 Eylül 2016 Cumartesi

5 Yapraklı Yonca


     Pek kıymetlidir benim için 5 yapraklı yonca öyle güzel bir hikayesi vardır ki bende.

     9 yaşındayım ( ben 9 dedim diye küçümsemeyin şimdi ortalama 15 yaşında bir kızın olgunluğuna sahiptim ben) tüm kızlar toplanmış oyun oynuyoruz. Bir müddet yorulup dinlenmeye geçiyoruz. Bir arkadaşımız var o kadar mutsuz ki hayatı kötü gidiyor ümitsiz ve hayatının değişmesi de o şartlarda olası değil. Hepimiz biliyoruz ama çocuğuz yapabileceğimiz bir şey yok.

     Bir anda 'kızlar size bir şey söyleyecegım biliyor musunuz 4 yapraklı yonca dünyada çok nadir bulunur bulanın hayatı değişir hep mutlu olurmuş' diyor. Tamam da ne ki yonca, ot mu çiçek mi? O gün tanıyorum yoncayı da. Her yer 3 yapraklı yonca dolu. Birini elime alıyorum kokusunu içime çekiyorum oh mis. Yoncanın kokusu olur mu dediğinizi duyar gibiyim. Olur tabi. Hem de öyle bir olur ki tüm çiçeklere taş çıkartır.

     Huzur kokar yonca. Gözünüzü kapayıp içinize çekin bi kokusunu üzerinden geçen uğur böceklerini hissedersiniz, yaz yağmuru sonrası üzerine düşmüş çiğ tanesi konuverir burnunuzun ucuna.

    1 adım 2 adım derken tüm kampüsü dolaşıyoruz 4 yapraklı yonca bulacağım diye. Yorgunluktan mahvoluyoruz saatlerce pes etmeden aramaya devam ediyoruz. Akşam oluyor gece artık tamamen çökmek üzere. Kızlar ümitsiz herkes aramayı bırakıyor. Bulamadık ya demek bizi bulmayacak şans baht. Ben de ümitsizliğe kapılıyorum hem de ne biçim.

     Nasıl olmaz diyorum kendi kendime. O kadar insan nasıl alt tarafı bir yoncayı bulamayız? Ağlamak istiyorum gözüm doluyor bir yerde. Hatta bir kaç damla yaş döküyorum. Çocukluğumun tek umutsuz anıdır. Dayak yemiş gibi hissediyorum bulamadığımız için artık hepimiz mutsuz olmak zorunda kalacakmışız gibi.

     Evin önünde konuşuyoruz. Bir mucize bekliyorum ben, kızı unuttum tamamen kendim için istiyorum. Çok isteyince olmaz mı'yı ilk kez orada düşünüyorum. Ama ben istedim dua da ettim çocuklar dua edince kabul olurdu. Peki neden mutsuzum?

     Lütfen bir ışık. Mutsuzken mutlu olmamı sağlayacak bir şey olsun diye kendi kendime ilerlerken evin karşısındaki caminin bahçesine giriyorum. Oraya birkaç adım atıyorum yere bir bakıyorum ki o da ne? Yonca. Elime alıyorum gözlerime inanamıyorum; 5 yapraklı. Gözlerimi siliyorum koşarak kızlara gidip gösteriyorum. O günden sonra da hep bu benim uğurum diyorum.

     Botanikçiler ya da insanlar bugün gidip onlara 5 yapraklı yonca dediğinizde imkansız 4 ü bile çok nadir bulunuyor derler. Ben o yaşta öğrendim ki imkansız yoktur Rabbin kudreti vardır o isterse 5 yaprak da olur 10 yaprak da. Bir konuda ümitsizliğe kapılacak olsam hep o yoncayı hatırlarım ve kapılmaktan vaz geçerim. Çünkü bilirim ki ümitsizlik yoktur imkansız yoktur. Sabır ve inanç daima isteğine ulaştırır insanı. Sen iste Rabbin seninle. Zaten en güzel şeyler hiç beklemediğin anlarda bir anda gelir 😊

7 yorum:

  1. çok güzel bir anı tesadüfe bakın ki camin bahçesinde buluyorsun Rabbım nelere kadir sen yeter ki sabret inan ki Rabbım tüm güzelliklerini gösteriyor çok şükür bende çok severim goncaları Selam ve dua ile kalın her daim sevgiler ....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, benden de sevgiler :)

      Sil
  2. Duaların cevapsız kalmamış... Umarım hayatın boyunca dualarına karşılık bulursun... Bazen pes etmemek bazen de vazgeçmeyi bilmek gerek... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook çook teşekkür ederim, gerçekten de öyle olmalı.

      Sil
  3. Vay be yücce rabbimizin işleri işte :) harika bir yazıydı teşekkürler

    YanıtlaSil

cpm fun 2