Son Yazılar

13 Nisan 2017 Perşembe

Ne Zaman Evleneceksin?


     Ablamın evlenmesiyle haliyle tüm oklar bana döndü. Herkesin dilinde sözleşmiş gibi aynı soru: eee sen ne zaman evleniyorsun? Kusura bakmayın da hiç bir zaman diyesim geliyor. Hele bir durun ya. Sanki çok matah bir şeymiş gibi evlenen herkes çok mutluymuş gibi. Mesleğimi bu ülkede yaptığım zaman diyesim geliyor bazısına da diyemiyorum. Doğru adamı bulmadım diyorum. Bulmadım çünkü inandığım doğru inandıkları doğrular değil, hissettiklerim insanların hissettikleri değil. Ben kendimi bu şehre hatta zaman zaman bu dünyaya bile ait hissetmezken birine ait nasıl hissedebilirim ki? Sahip olabileceğim biri olduğunu canlı canlı görüp 'bu o' diyemeden nasıl ait olurum?

     8 Nisan'da düğünden hemen sonra bir yazı yazacağımı söylemiştim. Falda çıkanlarla ilgili. Evet düğün aynı falda çıkan gibi oldu hatta anlatıldığı gibi biri orada vardı fakat ne tanıştım ne de ismini biliyorum. İlgimi de çekmedi. O olduğunu nereden biliyorsun diyecek olursanız insanlar söyledi diyebilirim bir de tam bir ara kafamı kaldırdığımda bana uzun uzun bakan biri olduğunu fark ettim. Ama o kadar. Ne şimşekler çaktı kafamda ne de heyecan duydum. Umarım bu o değildir dedim sadece. Ki umarım değildir. Zaten şimdi görsem yüzünü bile seçmem mümkün değil kısacık bir an gördüm, ilgimi çekmediğinden bir kez daha bakmadım.

     Şu süreçte çakralarım açık, değişik şeyler hissediyorum. Kendimi daha iyi tanıyorum. Öncelikle ülkemi herkesten çok seviyorum yanlış anlaşılmak istemem. Fakat çoğunlukla yanlış bir coğrafyada yaşadığımı, buranın bana göre olmadığını hissediyorum. Bu ülkede çoğunlukla kadınlara bir rol biçilmiş; hepsi süslü bebeklerle oynamak, zamanı gelince evlenmek, tek tip olmak, mutsuzken mutlu görünmek, hem evde hem işte çalışmak ve daima 2. sınıf insan olmak ve bunu sorun etmemek zorunda. Peki ama neden? 21. yüzyılda biz neden hala gördüğümüz her kız çocuğuna pembe tül etek yahut barbie bebek alıyoruz? Neden okulunu bitiren her gence evlilik tarihini soruyoruz? Neden çocuk sahibi olmayan çiftlere çocuk baskısı yapıp, çirkin ithamlarda bulunup hazır olmadan ebeveyn sahibi olup yıpranmalarına, mutsuz bir aile oluşturmalarına sebep oluyoruz?

     Neden biz hiç evlatlarımıza en son ne okudun, hangi dergileri takip edersin, gelişmeler hakkında ne düşünüyorsun, bilime katkı sağlamak için ne yaptın diye sormuyoruz? Biz o saçma sapan soruları sormak ya da onlarla muhatap olmak zorunda mıyız? Neden daima her şeyde kötünün iyisine kanaat etmek zorundayız? Six packli erkek istediğimizde neden bizim de cinsellik hakkında istediklerimizi söyleme hakkımız olduğu düşünülmüyor da sapık, yoldan çıkmış, arsız oluyoruz. Türk erkeği göbekli olur, Türk kızı boşa gavurlara özenmesin pijamalı bir adamla evlenecek laflarını işitmek zorunda kalıyoruz. Götünün kıllarını almaktan aciz adamların kadın dediğin 90 60 90 olmalı, tek tel bıyığı olmamalı, kol kılı ne iğrenç laflarına hakları varmış gibi güzellik salonlarında ömür tüketiyoruz? 2. sınıf olmaktan mutlu muyuz? Sorsanız herkes mutsuz ama kim bir şey yapıyor, hiç kimse. Kadın dediğin bakımlı olur lafı tutmuş gidiyor. Erkek ne olur peki parşömen kağıdı mı?

     Aslında tam tersi, kadınlar için görsellik daha önemli. Üstelik kadınlar sevdikleri insandan erkeklere oranla daha çabuk soğur ve iğrenir. Zaten o yüzden evli kadınların çoğu kocalarına aşık olduklarını söylemekten ziyade onlardan yakınırlar. 1 ay sonra aşk meşk kalmaz. Bu yüzden kadınlar daha kolay vazgeçerler sevdiklerinden, soğuduktan sonra geri dönüşleri olmaz. 

     Daha neler yazarım da buraya sığmaz. Bırakın burayı hiç bir satıra sığmaz bu ülkedeki çifte standart, kendi mesleğini yapamamanın hüznü, bir şeylere devamlı zorunda olma durumu, elalem ne derciler, çevre baskısı.. Burada mutlu olmak zor, burada mutlu olabileceğin adam bulmak zor. Bu şartlarda neden evlenmiyorsun sorusu öylesine anlamsız öylesine sefil ki. Kendim gibi bulma ümidiyle direnebildiğim yere kadar direneceğim. 

3 yorum:

  1. Benim içimi okumuşsun gerçekten 😊 dilime tercüman olmuşsun​ çok doğru sözler doğru​ kelimeler insanın evleneceği varsa bile ondan bile soğutuyorlar .. Ablana da bir ömür boyu mutluluklar dilerim emeğine yüreğine sağlık çok güzel bir yazı olmuş sevgiler


    YanıtlaSil
  2. İnan böyle düşünen birini okumak beni sevindirdi çünkü herkesin bu durumdan hoşnut gibi görüyordum.Dediğiniz gibi kendi gibi birini bulma isteğindeyim.Ama bu çok zor tam buldum diyorsun o çok başka sana kız kısmı hanım olur diyip nerede uçarı kız var onu takip ediyor ve aşk bile olsa hisleri insanın soğumak için yeterli şeyler

    YanıtlaSil
  3. İnsan kendine bakmalı ve temiz olmalı. Ayrıca kimsenin laflarına aldırış etmemeli. Laf bitmez çünkü onlarda.

    YanıtlaSil

cpm fun 2