Son Yazılar

22 Kasım 2017 Çarşamba

Tükenmişlik Sendromu Gibi

   

     Bu aralar kendimde en çok şikayet ettiğim durum; duraksamak. Duraksadığımı hissediyorum, hayatı duraksattığımı. Eskiden hemen her gün tiyatroya sinemaya konserlere giderdim, enerjim asla tükenmezdi. Hala gidiyorum ama haftada bir ancak. Daha çabuk yoruluyorum, bıkıyorum, sıkılıyorum. Doyumsuzluk değil, lüks değil biliyorum. Yaşlanmak da değil daha yeni yetişkin olduk, yorgunluğumuz bedenen değil ruhen. Eskiden herkese tahammül ederdim, masaya bir otururduk onun bunun arkadaşı derken yeni yeni bir sürü insanla tanışırdık. Yeni insanlarla tanışma mevzusunda sıkıntı yok hala sürekli ortam değiştiriyorum çünkü. Sıkıntı tahammül edemememde. Misal 10 arkadaş buluşuyoruz diyelim 4 saatten fazla durunca sıkılmaya başlıyorum, ne kadar eğlenceli olursa olsunlar 4 saati geçince sıkılıyorum. Hele masadakilerden biri devamlı konuşuyorsa kafam yorulmaya başlıyor. Evlenenlerin birbirlerine koltuk takımı anlatmaları, takı yarıştırmaları, çocuk sorunları konuşmaları masadaki ortamı bozuyor. Eskiden daha mı eğlenceli şeyler konuşuyorduk sanki şimdi herkes her şeyden şikayet eder olmuş. İnsanın enerjisini çekip alıyorlar negatiflikleriyle. Tamam herkesin dertleri var ama biz kafa dağıtmaya geliyoruz oraya zaten, masayı alev aldırmaya değil.
    
     Sadece ben değil en yakın arkadaşlarım da bu durumdan şikayetçi. Pek çok insanla görüşmeyi kesmişler. Sıkılıyoruz diyorlar sanırım haklılar. Eskiden saçma sapan insanlara, olaylara bile tahammül ederdik şimdi edemiyoruz. Ya çevremizdeki insanlar aşırı derecede değiştiler sıkıcılaştılar ya da yaşımızın getirdiği bir tahammülsüzlük sürecine girdik ondan böyle.

     Daima bir amacımız vardı eskiden. Şimdi neredeyse her şeye sahibiz bu da insanı boşluğa düşürüyor. Ne amaçlayabiliriz ki. Bazen diyorum git 30 tane kursa yazıl, ama üşeniyorum. Üzerime yüzyılın tembelliği çökmüş. Artık her gün arkadaşlarımla görüşmektense haftanın 2 3 günü evimde dinlenip kafa rahatlatmak istiyorum. Yalnızken özgür hissediyorum. Bazen misafire bile tahammül edemiyorum. Evimin dibinde onlarca cafe, arkadaşlarım habire buralara takılıyorlar ama aman diyorum beni azad edin güzel bir evimde dinleneyim.

     Az önce tükenmişlik sendromuna baktım sanıyorum belirtilerine sahip değilim. Tek tek sordum arkadaşlarıma 'e tamam bu hepimizde var' dediler. Hiç sıkıldığımı hatırlamazdım, 1 haftadır akşamları inanılmaz sıkılıyorum yapacak bir şey bulamıyorum, yapılabileceklerin çoğuna da üşeniyorum. Bir boşluk hissediyorum ama ne olduğunu nasıl doldurmam gerektiğini bilemiyorum. Üniversite hayatımı özlüyorum sanırım, o yüzden kendimi kötü hissediyorum. Evlenen bütün arkadaşlarım mutsuz, sevgilisi olanların hepsi sorunlarını anlatıyor, sevgilisi olmayanlar niye evlenmedik diye ağlaşıyor, enerjimi belki onlar sömürüyordur. Bana gelince aşksızlığın boşluğunu derinden hissediyorum, aşk istiyorum diyorum ama her geleni de reddediyorum. Çünkü üşeniyorum. Akşamları biriyle mesajlaşamam, telefonda uzun uzun konuşamam, her gün süslenip dışarı çıkamam, emek veremem diye korkuyorum. Aşk neyse de ilişki zor iş ya bir dünya emek veriyorsun ziyan oluyor, dünyanın en büyük riski. Ayrılık sürecine hiç girmeyeceğim girersek çıkamayız. Velhasıl kelam olsa da olmayan olmasa da olmayan enteresan bir durum.

     Sahi size de oluyor mu bu durum yıllar geçtikçe nedir bunun adı? Tükeniyor muyuz, yaşlanıyor muyuz, aşksızlıktan mı, sebebi nedir bilen duyan var mı?   

5 yorum:

  1. Zaman zaman olur böyle şeyler. Gereksiz konuşmalar yoruyor beni.Bir de olumsuz çağrışımlar,söylemler insanı negatif etkiliyor.Güzel şeylerden bahseden, pozitif düşünebilen, yanında huzur bulacağınız kişiler olmalı hayatınızda.

    YanıtlaSil
  2. hayatımızın bazı anlarında boyle şeyler cok normal ki..

    YanıtlaSil
  3. Bazen olur böyle şeyler... Yeni ortamların konuları çok sarmayabilir ve kendi istediğin gibi yeni ortamlar yaratırsın. Sanırım böyle bir süreç olsa gerek... Üniversite günleri ömür boyu özlenir. Eminim o zamanlar da öğrenci olmaktan şikayetçiydik. Amaaaannn çok da takılmamak lazım... Hayat yolunu bulur akışa bırakmalı insan. www.idilob.com

    YanıtlaSil
  4. ben de uyanmak bile istemiyorum, işe gitmek istemiyorum. gidince dönmeye üşeniyorum. koltukta böööyle boş boş yatmak istiyorum sıkıntıdan kusana kadar :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaah aaah hele o uyumak yok mu uyumak

      Sil

Sc

ss