Son Yazılar

25 Aralık 2017 Pazartesi

Laz Beyin Oğlu

     


     Yaklaşık 2 yıldır tanıdığım bir arkadaşım var: laz bey. Evet tam da adından anlaşılacağı gibi kendisi laz. Bugün anlatacağım mevzu geçen hafta aydınlanmama neden olan bir beyin oğlu laz beyin oğlu arkadaşımın bende yarattığı ultra ötesi hayal kırıklığı. 

     Başta da belirttiğim gibi tanışalı 2 yıl olmuştur fakat 6 7 aydır yakın arkadaş samimiyetine ulaşabildik kendisiyle. Ben insanlarla çabuk dost olurum ona rağmen kendisini sağlam şekilde ölçtüm tarttım. Hani sonradan niyet bozma durumu olmasın, oluyorsa düzgünce kötü gün dostu olabilsin diye. Velhasılkelam oldu da. Her daim yanında olmaya çalıştığım bir dost oldu bana. Dürüst, tutarlı, samimi düzgün bir adam. Bu devirde zor bulunanından.

     Ben kimseyle özel hayatımı konuşmam, bu konularda oldukça çekingenim buradan takip edenler bilir, daha önce bahsetmiştim. Anlatmak istemediğim için değil, anlatamadığım için. Belki de bu işlere pek uzak duruşumdan, ciddi bir şeyler olmadan kimseye ses etmek istemeyişim. İlişkim olduğunda açıkça yaşıyorum yakınlarıma bildiriyorum, ötesi gereksiz geliyor. Şu kızların 10 kişiden hoşlanıp her kelimelerini anlatmalarına ayar olurum, kusura bakmayın bana göre büyük işsizlik. Hele ki flörtün 1 2 aylık periyotlara, düşüp kalkıp by by canım'lara dönüştüğü şu korkunç günlerde..

     Welcome to kötü hisler    

     Çok uzatmadan sadede geleceğim çünkü esas anlatmak istediklerim hislerim, düşüncelerim. Sağlam şekilde iç dökmeye ihtiyacım olduğunu hissettim. Yakın zaman önce bir kaç kez ortak arkadaşlarımızla bir yerlerde buluştuk lafladık, güzel vakit geçirmeye çalıştık. Mekanda bir kız var adı Yeşim. Yeşimle yeni tanıştık, sessiz görünen ama pek tekin bir tip olmadığı hissini uyandıran tuhaf bir kız. Yeşimi neden anlattığımı birazdan anlayacaksınız.

     Gel zaman git zaman arkadaş ortamında hepimiz güler hoş sohbetler eder iken laz beyin tavırlarının değiştiğini fark ettim. Eskiye oranla daha ince, bana göre anlamsız çevreye göre romantiko hareketler içine girdi. Bana mı öyle geldi diye düşündüm önce. Sonra herkes demeye başladı. Devamlı Ahsen'le görüşüyoruz şurayı da bilir şunu da yapar gibi benimle samimi olduğu ibaresini duyuracak imalarda bulunuyor. Tuhaf olan o kadar samimi olmadığımız gerçeği. Yani anlattığı kadar tanımıyor beni, birlikte sık vakit geçirmiyoruz. İlk başta mantığım almakta zorlansa da yavaş yavaş kabullenmeye başladım. Ufak flörtöz hareketler kendini depar atarcasına koşmaya bıraktı. 

     Bir müddet sonra ki o nasıl oldu bilmiyorum 'bu bana aşık mı' derken buldum kendimi. Bu ne saçmalık diyorum kendi kendime. Bu kadar kısa sürede bana nasıl aşık olmuş olabilir? Bakışları hareketleri o kadar aşık gibi ki çizgifilmlerde gözünden kalp çıkan karakterler gibi adam. Panik oldum tabi, sevmiyorum adamı klasık Ahsen hareketi hadi kaç. Bir kaçıyorsun iki kaçıyorsun üçte bingo. Aynı arkadaş ortamına sahipsen yemiyor cınım. 

     Ben kısa sürede yaşanan duygulara inanmam, bu yüzden ciddiye alma sürecim biraz uzun sürdü. Her akşam aramalara döndü iş, açmadım. Sabah akşam mesaj atmalara döndü, cevapsız bıraktım. Bak bir şey hissetmiyorum demeyi onu kırmadan yapabilmek için. Görüşmüyorum asla çünkü sevgili misiniz diyorlar, ben adamın 1 kez dahi yanına oturmadığım halde. O değil her mekanda böyle konuşa konuşa kısmetlerimi kapatıyordu krocan, yanarım yanarım ona yanarım :)

     En zorudur bir insanın sevip sevmediğini anlamak. Eskiden bu konuda başarılı olduğumu sanırdım ama artık başarısız olduğuma inanıyorum. Eskisi gibi insanları tanıyamıyorum en yazık ki. Bir zaman sonra laz beyi iyi tanıdığımı düşündüm. İyi bir arkadaştı öyle de kalmalıydı ama herkes neden bizden bir şey çıkmasını istiyordu?  İyi çocuk iyi kız kombini görme isteği palavrası mı? Hiç sanmam. İnsanlara eğlence olsun da neyden olursa olsun işte.

     Kimseye şans veremiyorum biliyorsunuz. Bu defa dedim acaba mı? Sevmiyorum ama adam beni çok seviyor bak çok ilgileniyor ona o şansı tanımalı mıyım? Bu cümle geçti kafamdan. İyi ki sadece kafamdan geçmiş, aklıma ve kalbime zerre sirayet etmemiş.

     Bu sahtekarlık!..

     Bir gün oturuyoruz kızlarla Yeşim Ahsen senin mutlu olmanı isterim nasıl çok istiyorum laz beyle olmanızı ama benden çekiniyor galiba' dedi. Hı? Nasıl yani ne alaka? 'Öyle bir şey olmayacak' dedim. Sonra kendi kendine dökülmeye başladı kız bunlar 5 aydır tanışıyorlarmış da 5 ay çıkıp ayrılmışlar, birbirlerini de çok seviyorlarmış ama olmamış. 

     Olayı neresinden tutsam elimde kalıyor. İki insan birbirine nasıl tanışır tanışmaz aşık olur büyük bir aşksa 5 ayda nasıl biter, durumun benimle ilgisi ne? Kasedi başa sarıp tekrar tekrar düşünüyorum. Laz beyin benimle ilgili övgü dolu sözler sarf ettiği ve çok samimiymişiz gibi lanse ettiği tüm ortamlarda Yeşim de vardı. Hepsi sahteydi, bu düpedüz duyguda sahtekarlıktı.

     Kullanıldım..

     Hadi Yeşim'in olduğu anları anladık. Olmadığı anlar peki? Sürekli arayan mesaj atan adam, gözlerinden kalp çıkarak bakan bir adamdan bahsediyorum. Hepsini hiçbir şey hissetmediğin bir kadına yapabilir misin? Yapabilirsin sanıyorum. Bir taşla iki kuş vurmak istersen yapabilirsin. Hem eski sevgilini kıskandırmak hem de acını dindirecek bir yarabandı bulmak her koşulda fayda sağlayacak demek ki.

     Kötü olan şu 2 yıllık arkadaşlığını kaybetme korkusu gütmemesi. Ben arkadaşlarıma çok kıymet veriyorum. Çok seçici olduğumdan mütevellit hep yanlış insanları arkadaş diye seçiyorum herhalde. Zira bu kadar yanlışın başka açıklaması olamaz. 

     Bunca olay silsilesini çirkin bir kelimeyle açıklayabiliyorum : kullanıldım. Kendimi kullanılıp atılmış yer bezi gibi hissediyorum. Bu olay kendimi kıymetsiz hissettirdi bana, oysa kimse arkadaşının kendisini kıymetsiz hissetmesine sebep olacak bir şey yapmaz değil mi? Yapmamalı. Etik olan bu.  Mevzu sevgi değil, insanların sevginin, ilginin bile sahtesini yapabiliyor oluşu. Nasıl oluyor da yapabiliyorlar benim aklım almıyor.  

     Adam beni eski sevgilisini kıskandırmak için bir araç olarak görmüş. Uzaktan bakınca 'ne var bunda' gibi gözükebilir, içine girince öyle olmuyor. Daha önce pek çok arkadaşım eski sevgililerini kıskandırmak için bana yardım talebiyle gelmişlerdir. Bunu yap yani madem maksat kıskandırmak. Daha dürüst, daha erkekçe. 

     Şimdi düşünüyorum da ya ben çabuk aşık olabilen bir tip olsaydım, bu adamdan etkilenseydim hatta aşık olsaydım nolacaktı? Aslında adamın bana karşı şeytani planlarını öğrenince ne kadar yıkılacaktım, bunun vebali ne olacaktı. Afedersin pardonla güzelce üzeri örtülecek bir olaya mı dönüşecekti bu? Benim yerimde başka bir kadın olsa ne kadar etkilenirdi bu olaydan kimbilir nasıl yara alırdı. Allah'tan kalbim sevebilme fonksiyonunu çevrimdışı hale getirmiş.

     Erkekleri anlamıyorum.

     Böyle deyince de kızıyorlar ama mantığımıza yatmıyor işte. Kadınlar bir hareket yaparken 10 hamle sonrasını düşünüp, duygularıyla hareket ettiklerinden dürüstlük içermeyen eylemler bize göre değil. Bu olayda da dürüstlük dışında her şey var. İnsan sahte konuşabilir, sahte gülebilir, rol yapabilir ama sahte nasıl bakar ya? Anlayamıyorum. Anlayasım varmış, anlattılar efenim bunu da gördük.

     Hııı kesin öyledir. 

     Tesadüf eseri karşılaştık. Olayları öğrendiğimi öğrenmiş benle karşılaşmak için efil efil dolanıyormuş. 'Başta Yeşim'i kıskandırmak içindi ama sonra gerçeğe dönüştü' dedi. Yemin ederim hayatımda daha saçma bir cümle duymadım. Ne kadar aptal olduğuna bir kez daha kanaat getirdim. Ben karaktersizim dese en azından adam kendini biliyor dersin böylesi mide bulandırıcı. 

     Şimdi bu adam amuda kalkıp spagetti yiyerek yemin etse yine benim gözümde inandırıcılığı sıfır olacak. Sahte ilgi göstermiş, sahte bakabilmişsin ya senin neyin gerçek olabilir ki? Söylediklerinin ve yaptıklarının ne kadarı gerçek ne kadarı nispetti hiçbir zaman bilemeyeceğim. Bu da en acı durumlardan.

     Zaten ben eski sevgilisini unutmadan yeni kızlara yazabilen erkeklerden tiksiniyorum. Kimse sizin acılarınızı dindirmek zorunda değil ya. İçinizde birini yaşatırken bir başkasına sevdiğini söylemek inanılmaz büyük bir karaktersizlik. 'Bana iyi geliyor' diyerek insanlarla konuşamazsınız. Her gönlün bir iyileşme süreci var. Bekleyin iyileşsin içiniz hazır olun, elbet doğru insan doğru vakitte gelecek kaçmıyor ya. Kimseyi kandırmayın özellikle de kendinizi.

     Ya geri dönün ya ileri gidin Araf'ta kalmak herkesi incitir. 

     

1 yorum:

  1. Başkalarını kandıranlar aslında kendilerini kandırıyorlar da haberleri yok. Üzücü bir durum. Umarım bundan sonra böyle insanlar girmez hayatınıza.

    YanıtlaSil

Sc

ss