Eski Sevgilim Evlenmiş

   
     Bu yazıyı yazıp yazmama konusunda epey tereddüt ettim ama bloğumu açtığım günden beri ne zaman iyi ya da kötü şeyler yaşasam hep yazdım. Buraya yazmak hem geri dönünce neler yaşamış, düşünmüşüm dememde yol gösterici oluyor hem de rahatlıyorum, aklımdaki düşünceler akıp gidiyor sanki.

     Bundan 7 sene önce (yazarken içimden epey olmuş dedim) güzel giden ve çok mutlu bir ilişkim olmuştu. Bu blogda da yer vermiştim o sürece. Neyse efendim epey tartışmalı bir hal almıştı aramızdaki ve çok incinmiştim. Öyle bitmişti. Hatta o üzüntü bana psikolojik bir travma yaşatmıştı, 2-3 senem elimden kayıp gitmişti. 

     O zamanlar var olmasa 2 dakika duramayacağımı düşünürdüm şimdi ise evlendiğinin haberini aldım. Nüfusta çalışan bir arkadaşım "aklıma bir anda geldi ve senin eskiye bakmak istedim, bakınca ne göreyim evlenmiş" dedi. Ve detaylarını da o verdi. Öyle tesadüfen öğrendim yani. Bunu bana 5-6 sene önce söyleseler günlerce zırıl zırıl ağlardım herhalde. Aslında tuhaf geliyor hala. Her zaman tuhaf gelmiştir bana bu işler biriyle hayaller kuruyorsun sonra ikiniz de o hayalleri başkalarıyla yaşıyorsunuz. Cidden tuhaf. 

    Ne hissettiğime gelince : boşluk. Şaşırmadım aslında çünkü bu sene olacağını hissediyordum biliyordum diyebilirim yani. Şimdi itiraf edeyim merak edip baktım kıza. Allah yaratmış bir şey demek haddim değil kendini beğenmiş biri de değilim yanlış anlaşımlasın. Tarafsız bakıyorum içimde zerre kötü niyet, kızgınlık, kıskançlık yok zaten niye olsun ki seneler geçmiş. Ama kızın yüzü, fiziği falan .. anladınız yani baya aşağıda. Ayıp etmiş olmak istemem o yüzden bu konuda konuşmayacağım bana yakışmaz. Ama buna sevinmedim diyemem. Kadınlarda şöyle bir şey var eğer sizden önceki sizden daha iyi birini bulmadıysa seviniyorsunuz yani birazcık egonuz mutlu oluyor galiba yalan konuşmayalım şimdi. Gerçi mühim olan tip değil huy. Yani benden daha güzel olmaması ya da fiziğinin güzel olmaması pek önemli değil benim için, kültür ve zeka olarak benden kötüyse benim kadar okumuyorsa, üretmiyorsa, yazmıyorsa, en azından bir ya da bir kaç ödüllü başarısı yoksa ya da benim kadar kendinden vererek sevemiyorsa fedakar değilse maddi bir beklentisi olmayan biri değilse benim kadar sadık ve dürüst değilse bitmiştir. Bunlar daha önemli nihayetinde.

     Üstelik kız Karadenizliymiş en çok buna sevindim. Daha beni tanımadan Karadeniz kızları şöyle böyle ordan gelin istemem diyen annesine al bakalım der gibi olmuş ki bu da beni mutlu etti. Annesine "umarım öyle bir gelin alır ki çok iyi gözüküp çok fena çıkar" diye az beddua etmemiştim. Eski erkek arkadaşıma gelince tanıyamadım, evet. Geçen sene karşılaştığımızda da tanıyamamıştım zaten. Ama bu defa farklı. Yaklaşık 40-45 yaşlarında gösteriyor, göbeklenmiş yüzü de epey kilo almış, çökmüş sanki. Zor bir mesleği var ondan sanırım erken çökmüş. Tarzı da o kadar bozulmuş ki baya Bağcılar olmuş benleyken New York'tu çocuk. Yıllar ondan çok şey alıp götürmüş belli ki. Benden de götürmüştür elbette ondan dış görünüş olarak götürmüş benden bir ruh götürdü. Nasıl ve neden bu hale gelmiş bilmiyorum açıkçası üzücü kimseye böyle olsun istemem.

     O kadar üzülmüş, kırılmıştım ki ziyan olmuş hissetmiştim o dönem. Biliyordum olanda hayır vardı ama ne bileyim hep iyi kalıp kimseyi hayatına almaya layık görmeyince aldığın tek insan sonsuz olur, masallardaki gibi sonsuza dek mutlu yaşarsın sanıyorsun. Ama öyle olmuyor. Herkes en çok sevdiği en korktuğu şeylerle sınanırmış, bende de öyle oldu. Çok defa bunları hak etmedim demiştim. Gerçekten yaptığı, söylediği hiç bir kötü şeyi hak etmemiştim cidden. Öldürüp toprak atmış üstüne de çiğnemiş gibi hissediyordum. Şimdiki halim o zamana göre o kadar farklı ki. 30 yaş olgunluk attım bambaşka biri oldum ve bu onun sayesinde. Belki korktum kimseyi hayatıma alamadım senelerimi kaybettim ama o kadar güçlü bir kadın oldum ki demir gibi. Bir sürü şey başardım bu süreçte, hayallerimin peşinden gittim, ne istedimse kopardım. 

     Ama Sezen Aksu'dan aldığım cür'etle diyebilirim ki sevilmesine sevindim çünkü onu benim gibi kimsenin sevemeyeceğini görmesi için sevilmesi gerekti. Mutlu olsun diyebilecek kadar büyük bir yüreğe sahip değilim o yüzden ne yaşattıysa onu yaşamasını diliyorum. Adl ismiyle muamele etsin Hak. Benim de yolumu çiçek bahçelerine açsın kafi, gayri bundan sonra başka bir şey istemem.

12 yorum:

  1. Hiçbir şey yazmaya gerek kalmamış bize. Son pareagrafınız nefis anlatmış.

    Size de uzak olmadığına eminim mutluluğun :)

    YanıtlaSil
  2. Zihninizdeki bitmemiş işleri bitirin artık. Eski sevgiliyi yad eller almış, artık siz de kendinize farklı bir pencere aralayın bence.

    YanıtlaSil
  3. Allah herşeyi gönlüne göre versin, ama ufak tefek kırıntılar kalmış gibi geldi bana bir an evvel kurtulman dileğiyle....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan çok fazla kırılınca ne kadar zaman geçerse geçsin cam gibi batıyor bazen. İçte kalanlar sevgi ya da umut olmuyor o kırgınlıklar oluyor. Teşekkür ederim

      Sil
  4. Giden gitmiş gittiği gün bitmiştir demek lazım bazen :D

    YanıtlaSil
  5. geçmiş bitmiş ayol herkes mutlu olsuuun :)

    YanıtlaSil
  6. Yok ben deep e katılmıyorum amanın çok mutlu olsun diyemem ayrıca ohhh iyi ki senden güzel degilmis

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İştee aradığım kadın dayanışması, aradığım yorum ha ha ha çok teşekkür ederim :)

      Sil
  7. Güzel yazı lakin yazmasaymışsın daha iyi olurmuş. Mutlaka kulağına gidecek mutlaka okuyacak. Hala aklındaymışım dedirtebilir.

    YanıtlaSil
  8. Yazını okuyunca bir an "aynaya baktım sanki" diye düşündüm.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.