Nedir Bu Zerdüştlük?


     Zerdüştlük, Zerdüşt adlı biri tarafından ortaya atılmış en eski tek tanrılı dindi. Pers İmparatorluğu'nun diniydi (İran) ve kendisinden sonra gelen tüm tek tanrılı dinlere öncü niteliğindeydi. Zerdüştlükte Tanrı Ahuraman, şeytan ise Ahriman'dı. İyi ile kötünün mücalesi Tanrı ile şeytanın mücadelesi gibi görülüyordu. 

     Zerdüşlükte dikkat çeken İslamla benzer pek çok detaya sahip olması : ihtiyaç sahiplerine yardım etmek(sadaka/zekat), yalan söylememek, diğer insanlara, toplum huzuruna ve hayvanlara zarar vermenin yasak olması (kul hakkı), çalışkan ve erdem sahibi olmanın gerekliliği, sabırlı olma, elindekinin kıymetini bilme (şükür), meleklere inanma, şeytanı düşman bilmek, dünya malına tamah etmeme ve sıkça ibadet etmek gibi. Buna ek olarak inançları gereği kadın-erkek eşitti ve bir erkek yalnız bir kadınla evleniyordu. Kutsalları ateşti fakat ateşe tapmıyorlardı. 

     Beni Zerdüştlüğü araştırmaya sevk eden Friedrich Nietzsche'nin Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabını okumam oldu. Kitapta bir dine yönelik ibareler yok, nasıl üst insan olunur üzerinden iyi ve erdem sahibi olma öğütleniyor. Okurken semavi dinlerin öğütleriyle ilgili olduğunu sanıyorsunuz ama aslında ilgisi yok. Görüşlerini aktaran filozof ateist bir Zerdüşt çünkü. Kitap sizden insanın doğruya ulaşmasının karakteri ve doğru davranışları sayesinde olduğunu düşünmenizi, inançsal sistemler olmadan da bunun olabileceğini düşünmenizi istiyor. Yani iyi olmak tamamen kişiliğinizle alakalıdır diyor. 

     Kitapta çok beğendiğim bölümler oldu okumak isterseniz diye sizinle de paylaşıyorum :

* İstediği iki şeydir erkeğin : tehlike ve oyun. Bundandır en tehlikeli oyuncak olarak kadını görmesi.

* İstiyorum erkeğin mutluluğudur. Kadının mutluluğu ise isteniyorumdur.

* Kirlenmiş bir nehirdir insan. Kirli bir nehri içine alması ve bozulmadan kalması için deniz olmalı kişi. 

* Benim doğruluğum ne ki? Ben ki ne ateşim ne kömür. Oysa doğruluk hem ateştir hem kömür. 

* Benim merhametim nedir ki Merhamet insan severlerin çakıldığı bir çarmıh değil mi? Ama benim merhametim çarmıha çakma değildir. 

* Ben kendisine birazcık da olsa ruh ayırmayanı, bütün gövdesiyle erdemin ruhu olmak isteyeni severim. Böylece taşınabilir ruhu köprülerin üzerinde. 

* Bu kulaklara uygun sözleri söyleyebilecek bir ağız değilim ben. Gözleriyle duyabilmeyi öğrensinler diye kulaklarını mı patlatmalı?

* Dans eden bir yıldız doğurmak için bir kargaşa taşımalı insan içinde. 


     Tıpkı Buda için söylenen gibi Zerdüşt de bir peygamber miydi acaba sorusu geliyor insanın aklına. Sürekli iyiyi, doğruyu, güzelliği emreden, Tanrı'yı sorgulayan Zerdüşt bir tek Tanrı ve onun buyrukları olabileceğine inanıyordu çünkü. Kim bilir. 

16 yorum:

  1. Güzel alıntılarmış. Zerdüştlüğe de bakmış olduk sayende, teşekkürler 👍

    YanıtlaSil
  2. Göbeklitepe gibi bir buluntuyla, yerleşik tarih hakkında ki tüm bilinenleri değişen insanlığın, geçmiş hakkında bildiği kim bilir gerçeğin ne kadarı ? İslama göre 124 bin olduğu söylenen Peygamberler hakkında da öyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Kimbilir ne devirler var gizli saklı, zamanla güzellikleriyle ortaya çıkacaklardır.

      Sil
  3. ne güzel alıntılar Zerdüşt öğrenmiş olduk sayende emeğine sağlık canım benim sevgiler 😊🌸

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim okuduğun için teşekkürler canım :)

      Sil
  4. niçeden zerdüştlüğeee pikii saool :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi Niçe'nin neyi eksikti hemen onu da eklemeliydim bloğa :)

      Sil
  5. Be şekilde daha çok yaz bari 😉

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz daha bilinmeyen şeyleri yazmak benim de kafamdaki plandı, devam edeceğim ;)

      Sil
  6. Çok eskiden okumuştum o kitabı, yeniden okumam için bekliyor beni :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 5 senede bir okuduğum kitaplara tekrar şöyle bir bakarım, seneler geçtikçe daha çok lezzet alıyoruz sanki.

      Sil
  7. Bilgi sahibi oldum, gerçi geçmişten de bir parça malumatım vardı ancak bilgileri tazelemek çok güzel oldu, Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  8. ''İstiyorum erkeğin mutluluğudur. Kadının mutluluğu ise isteniyorumdur.''Bu cümle çok dikkatimi çekti.Belki de istemek,biz kadınlara öğretilmedi....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okur okumaz ben de bunu düşündüm o kadar edilgeniz ki hayat boyu sevgide bile istenen olmak isteyen olmaktan daha mutlu ediyor bizi

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.