Türkiye'deki Jinekolojik Sorunlar

* Bu yazı gözlemlerimi ve kişisel tecrübelerimi baz alarak yazılmış olup, herhangi bir meslek grubuna suçlayıcı, herhangi bir kurumu ya da hastahaneyi kınayıcı bir tutumla yazılmamıştır. Olaylar, kişilerin kendi sorumluluğu ve yanlış düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. 



     Her kadın gibi senede bir kez jinekolojik muayeneye gidiyorum. Normalde farklı şehirlerde sürekli gittiğim hekimler olmasına karşın hekimimin şehir dışında olması nedeniyle burada bir devlet hastahanesine gittim. İsmini vermeyeceğim. Sabahtan ikindiye kadar sıra bekledim. Hastaları 5'er 5'er içeri aldılar ve küçücük oksijensiz bir odada kadınların muayenelerini görerek bekledim. Bu benim için oldukça tiksindiriciydi. Bundan sonra 1 hafta yemek yemedim ve sürekli öğürdüm. Her kadın titiz değil biliyorsunuz, temizliğine ve bakımına önem göstermiyor, hatta gördüğüm 5 kadının 5'i de temiz değildi. Öğürerek geri çıktım burada bekleyemeyeceğim bu ne rezalet dedim. Hasta bakıcı ikna ederek yeniden içeri girmemi sağladı. 

     Benden önce 22-23 yaşlarında genç bir üniversite öğrencisi muayene oldu. Hekim simir almak istediğinde, kız bakire olduğunu dile getirdi, hekim aynen şunu söyledi "off yaa nefret ediyorum makine bakmaktan bir şey de göremiyorum niye bana geliyorsunuz ya bekar hasta bakmayı sevmiyorum". Başkası anlatsa inanmazdım ama cidden birebir yaşandı bu. Kızı ultrasonla muayene ederken de kırk kez söylendi. Kızdan bekar birinden istememesi gereken bir örnek istedi. Kız yeniden hatırlattı. Oflaya poflaya söylene söylene başka bir şey yazdı, kız çıktı. Sıra bana geldiğinde odada 5 kadın daha vardı, bu şekilde muayene olmak istemiyorum, diğer hastalar çıksın dedim. Bir kaç dakikalık sessizlik oldu, yanındaki asistan çıkabilir misiniz dedi, kadınlar hala duruyor, çıkana dek muayene olmadım. Ve kadın bana tabiri caizse düşmanı gibi davrandı. 7 saat sıra beklemişim, gördüklerim karşısında aşırı şaşkınım, normal şartlarda bir insanın ona onun tavrında cevap vermesi gerekiyor ama suçlu görüleceğim için hiçbir şey söylemedim. Sessizce çıktım. Başhekimi tanıdığım için yanına gidip olan biteni sakince anlattım. Halletmiştir sanıyorum.

     Bir yakınımın tanıdığının düğününe gittik. Gelin damat geldi. Masadaki kadınlardan biri konuşmaya başladı, bu kız benim hastamdı eskiden her sene bana gelirdi, evlenmeden önce de bana geldi de işte eşini kandırmak istiyormuş bir şeyler yaptırdı falan. Yani kadın çok çirkin kelimeler kullanıyor da ben tiksinmeyin diye böyle yazıyorum. Meğer kızın jinekoloğuymuş. Orda 20 kişiye anlattı bunu. Sen hekimsin, hipokrat yeminini bunun üzerine mi ettin, hasta gizliliği nerde, sen ahlak bekçisi misin. Çıldırdım var ya. Ne etik, ne ahlaki, ne insancıl. Neresinden bakarsan bak elinde kalıyor. 

     Daha böyle maalesef pek çok hikaye var ama bu iki tanesi ne demek istediğimi anlatmıştır sanıyorum. Hekimleri çok severim, sonsuz saygı duyarım. Büyük fedakarlık örneği gösteriyorlar, kazanması, çalışması inanılmaz zor bir bölüm, geceleri gündüzleri yok ama işte her mesleğin iyileri kötüleri olduğu gibi bunun da kötüsü var. Mesleğini sevmeyerek yapınca, etik ahlaki değerlere kişilik olarak sahip olmayınca mesleğine laf getiriyorsun. Ne demişler yarım imam dinden yarım hekim candan eder. 

3 Yorumlar

  1. Oyyyy daha fazla okuyamayacağım ne haldeyiz yahu biz

    YanıtlayınSil
  2. Pzt günü bir devlet hastanesindeydim. Kalabalık korkunçtu her zamanki gibi. Doktorları hemsireleri hastaneleri sevmem, ama zor şartlarda çalıştıklarını inkâr edemem... Ertesi gün otobüste arkamda iki yaşlı adamın konuştukları ise yazınızdakilerle benzer... Ne adalete ne doktorlara güvenemiyoruz diye bitirdi lafını en son birisi... Öyle işte.

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Daha yeni Daha eski